Harikalar Mutfağına Yolculuk Başladı

 

Şoklanmış Balıkta Vitamin Var mıdır?

Balıklar diğer et ürünlerine göre daha az dayanıklı olduğundan avlandığı andan itibaren bozulmaya başlar. Eğer uygun koşullarda saklanmazlarsa bozulma olayı daha da hızlanır. Dondurma işlemi uygulanan balıklarda bozulmaya sebep olan enzimler aktif hale geçemediği için bozulma yavaşlamış olur. Böylece daha uzun süre saklanır. Şoklanmış balık hemen yenilmeyen taze balığa göre daha sağlıklıdır. Fabrikasyon sistemde şoklanmış balıkta çözdürürken oluşabilecek vitamin kaybını önlemek için çözdürme yöntemi olarak tezgah üzeri, oda sıcaklığına erişene dek buzdolabı, soğuk su ya da mikrodalga tercih edilmelidir. Ayrıca bu tarz yiyecekleri direkt ateşle ya da kaynar suyla buluşturursak yani çözülmesini beklemeden işlem yaparsak olası vitamin kaybı da minimum seviyede kalmış olur.   Sağlıklı koşullarsa saklanan ve pişirilen balık sağlıktır. <span><a target="_blank" rel="nofollow" href="http://www.harikalarmutfagi.com.tr/makale/karadenizin-meshur-hamsili-pilavi">Karadeniz’in meşhur hamsili pilavının tarifine</a> mutlaka göz atın.</span>... 2015-08-14 13:41:08
yazının devamı

Mehmet Öz’ün 10 Günde 4 Kilo Zayıflatan Tarifi

Sağlık alanında birçok başarıya imza atan Doktor Mehmet Öz'ün herkes tarafından aranan diyet listesini paylaşıyoruz. Doktor kontrolünde uygulayanların istediği kiloyu verdiği bu diyet sizin de aradığınız şey olabilir. Dr. Öz'e göre birçok hastalığın temelinde fazla kilolar yatar. Bu sebeple kilo problemi olanlar için sağlıklı ve işe yarayan bir diyet planı bulmak çok önemlidir. Siz de araştırma yaptığınızda bu diyet programı ile birçok kişinin kilo verebildiğini göreceksiniz. Diyette meyve ve sebzeler çoğunluktadır. Dr. Öz’ün 10 günde 4 kilo zayıflatan diyetinde genel olarak sindirilmesi kolay besinler yer almaktadır. Metabolizma hızı kişiden kişiye değişmekle beraber haftada 3-5 kilo arasında verebilirsiniz. <b>Mehmet Öz Diyet Programı</b> 1 haftalık diyet listesi <i>Sabah kahvaltısı: </i> 1 tane meyve, 1 kepekli ekmek, 1 şeker kaşığı çilek reçeli ve salatalık Kahvaltı geç saate bırakılmamalıdır. Erken yapılan kahvaltı diyetin başarısını arttırır. <i>Öğle Yemeği</i> Haşlanmış et, 1 tabak yoğurt, buğday ekmeği (1 dilim), domates. 10 dakika sonra şekersiz kahve veya şekersiz çay içebilirsiniz. Böylece sindirim kolaylaşacaktır. <i>Akşam Yemeği</i> Çok önemli bir öğün olduğu için dikkat edelim Kızarmış ekmek (1 dilim), istediğiniz kadar salata az yağlı olsun, 1 bardak ayran. <i>Yatmadan Önce</i> Rahat bir uyku için şekersiz ıhlamur Bu diyeti veya başka diyetleri yaparken mutlaka bol su için. Vücudunuzun direncini koruması açısından su içmek çok öne... 2015-08-14 12:31:10
yazının devamı

Yazın Serinletici İçeceği Karpuzlu Limonata

Yazın en sulu ve en serinletici meyvesi karpuzdur. Karpuz sıcak havalarda peynirle beraber hafif bir öğün olurken limon ile birleştiğinde harika bir yaz içeceğine dönüşür. Karpuzlu limonata tarifini mutlaka sevdiklerinize ikram edin. Yazın geldiğini hissettirecek karpuzlu limonata tarifi:   <b>Malzemeler:</b> 3 adet limon 1/2 adet orta boy karpuz (dilimlenmiş, kabukları çıkartılmış) 3 yemek kaşığı şeker 1,5 su bardağı soğuk su <b>Hazırlanışı:</b> Kabuğunu kesip dilimlere ayırdığınız karpuzun çekirdeklerini temizleyin. Limonların suyunu sıkın ve limon kabuklarını rendenin iri tarafıyla rendeleyin. Temizlenmiş karpuzları, limon suyunu, rendelenmiş limon kabuğunu, soğuk su ve şekeri blenderda karıştırın. Pratik karışımı bir süzgeç yardımıyla süzerek posasını ayırın. Karpuzlu limonatayı soğuk servis edin. <b>Şefin Önerisi:  </b> Karpuzlu limonatayı kurabiye kalıplarıyla farklı şekiller verdiğiniz karpuzlar eşliğinde ve taze nane yaprakları ile servis edebilirsiniz. Afiyet olsun... 2015-07-02 08:44:42
yazının devamı

Yaz Tatlısı Parfe Tarifi

Hazırlaması kolay, lezzeti ile oldukça iddialı bir yaz tatlısıdır parfe. Dondurmaya göre daha yoğun süt ve krema tadına sahiptir. Bu yoğun tat tercih edilme sebeplerinin başında gelir. Parfe, parfait olarak yazılan soğuk bir Fransız tatlısıdır. Çikolata soslu, bisküvi kırıklı ve meyve parçacıklı çeşitleri sizi heyecanlandırmaya yeter. Parfeyi evde bulunan her tür malzemeyle dilediğiniz şekilde zenginleştirebilirsiniz. Özellikle servis yaparken üzerine gezdireceğiniz soslar tatlıya boyut atlatır. Bu yazın en favori serinletici lezzeti parfe tarifi: Akşam yemeğinde 8 kişi olacaksanız hem tat hem de porsiyon olarak size uygun bir tarif. Malzemeler: 3 adet yumurta sarısı 1 su bardağı soğuk süt 3 adet yumurta beyazı 3/4 su bardağı toz şeker 2 adet orta boy rendelenmiş limon kabuğu 1 paket toz krem şanti 1/2 çay bardağı taze sıkılmış limon suyu Servis için: 3 yemek kaşığı toz Antep fıstığı 2 yemek kaşığı toz şeker Üzeri için: 1 su bardağı ahududu 1/2 su bardağı ince çekilmiş fındık içi Hazırlanışı: Yumurta sarılarını şeker ile beraber beyaza çalan açık sarı bir renk alana kadar çırpın. Yumurta beyazlarını ayrı bir kapta mikser ile yüksek devirde katı bir köpük kıvamını alana kadar çırpın. Yine ayrı bir kaseye toz krem şanti karışımını soğuk süt ile beraber katı bir hal alana kadar karıştırın. Krem şanti karışımına taze sıkılmış limon suyu ve rendelenmiş limon kabuklarını ekleyip hafifçe karıştırın. Şekerle birlikte çırptığınız yumurta sarılarına katı bir kıvam alan krem şantiyi ekleyin. Çırpılmış yumurta beyazlarını azar azar katıp sönmemeleri için bir spatula yardımıyla alttan üste doğru yavaş hareketlerle karıştırın. Bu aşamada mikser kullanmayın. Hazırladığınız parfe karışımını b... 2015-06-30 15:14:39
yazının devamı

Binlerce Yıl Öncesinden Mutfaklarımıza Ezogelin Çorbası

Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan yemeklerin öyküsü her zaman bize etkileyici gelmiştir. Ezogelin çorbası da binlik çorbalardan biridir. Hazırlaması kolay, besleyici ve lezzetiyle hiçbir zaman hayır diyemeyeceğimiz bu tarifin hikayesini sizin için araştırdık. Ezogelin çorbasının tarihi Gaziantep’in Dokuzyol köyünden Suriye’ye uzanan güzel mi güzel Ezo Geli’nin hikayesine dayanır. Ezo gelin tüm yaşadıklarını yaptığı çorbasına katmıştır. Yoksul hayatında bulabildiklerini acısı, vatan ve yakınlarına duyduğu özlem, kaygıları, umudu ve mutluluklarıyla birleştirmiştir. <b>Mercimek çorbasıyla her daim yarış halinde olan ezogelin çorbası tarifi için malzemeler:</b> 1 su bardağı kırmızı mercimek Yarım kahve fincanı pirinç 1 kahve fincanı bulgur 1 adet orta boy soğan 2 diş sarımsak 2-3 yemek kaşığı margarin veya tereyağı 7 su bardağı su Tuz Meyanesi için: 1 yemek kaşığı salça 2 yemek kaşığı un 1 tatlı kaşığı kırmızı biber 1 tatlı kaşığı nane 2 yemek kaşığı sıvıyağ 2 su bardağı su <b>Hazırlanışı:</b> Küçük küçük doğradığınız soğan ve sarımsağı kızdırılmış margarine ekleyerek hafifçe pembeleşinceye kadar kavurun. Soğana mercimek, bulgur ve pirinci ekleyerek 1 dk daha kavurun. Tuz ve 7 su bardağı suyu katıp orta ateşte kaynamaya bırakın. Daha büyük bir tencereye sıvıyağı koyun. Üzerine unu ekleyerek kavurun. Kavurduğunuz una salçayı ekleyip 1 dk daha kavurun. Baharatları ekleyerek karıştırın ve 2 su bardağı kadar sıcak suyu ekleyerek topak olmaması için karıştırmayı sür... 2015-06-30 12:04:11
yazının devamı

Ramazan Sofralarına Hafif Bir Tatlı Muhallebili Kadayıf

Ramazan hazırlıkları başladı. Annelerimiz Ramazan sofraları için hazırlayacakları tatlıları çoktan liste yapmaya başladılar. Bugün Ramazan tarifleri içinde mutlaka olması gereken hafif bir tatlı tarifi vereceğiz. <span><b>Şerbetli tatlılara göre sütlü tatlıları daha çok seven ziyaretçilerimiz için</b> <b>muhallebili kadayıf tarifinin malzemeleri:</b></span> 350 gr tel kadayıf 1,5 su bardağı dövülmüş ceviz 5 yemek kaşığı şeker 3 yemek kaşığı tereyağı Muhallebisi için; 1 lt süt 1 su bardağı şeker 4 yemek kaşığı un 3 yemek kaşığı mısır nişastası 1 adet yumurta sarısı 1 paket vanilya 1 paket sıvı krema (200ml) <b>Muhallebili kadayıfın yapılışı:</b> Kadayıfı ince ince kırın. Genişçe bir granit tavada tereyağını eritin. Şekeri ve kadayıfı katarak pembeleşinceye kadar kavurun. En son ekleyip bir süre daha kavurun ve ocaktan alın. Kadayıfları tencerede bırakırsanız kızarmaya devam edeceği için başka bir kaba alıp soğutun. Muhallebinin hazırlanışı; Krema ve vanilya hariç tüm malzemeleri tencerede karıştırarak pişirin. Muhallebi kaynadıktan 3 dakika sonra ocaktan alın ve 10-15dk soğutun. Daha sonra vanilya ve sıvı kremayı katın. Mikser yardımı ile pürüzsüz bir karışım elde edene kadar 4-5 dakika çırpın. Servis tabağına kızarmış kadayıfların yarısını dökün ve güzelce yayın. Üzerine hazırladığınız kremayı, en üste de kalan kadayıfları serin. Tatlı soğuyunca buzdolabına kaldırın. Afiyet olsun <span><b>Şefin önerisi:</b> Kıtır kıtır bir muhallebili k... 2015-06-30 12:00:13
yazının devamı

Sünger Gibi Fısır Fısır Pandispanya Yapmanın Sırları

Pandispanyanız ne kadar güzel olursa pastanız o kadar lezzetli olur. Sizin için pamuk gibi pasta keki tarifi hazırladık. <b>22 cm’lik kelepçeli kalıp için malzemeler:</b> 3 çay bardağı tepeleme un 5 adet yumurta 2 yemek kaşığı kaynar su 1 tutam tuz 1 paket kabartma tozu 2.5 çay bardağı şeker <b>Sünger pandispanya kekinin hazırlanışı:</b> Yumurtaların sarısı ile beyazını ayırın. Beyazlarının içine bir tutam tuz atıp köpük köpük, kar gibi olana kadar mikserle çırpın. Ayrı bir kapta sarılarının içine şekeri koyup çırpmaya başlayın, içine 2 yemek kaşığı sıcak suyu katıp rengi iyice açılana kadar çırpın. Kaynar su şekerin daha rahat erimesini sağlar. Unu ve kabartma tozunu eleyip içine yumurta sarıları ve beyazlarının olduğu iki karışımı ekleyin. Mikserle yaklaşık 1-2 dakika çırpın. Fırın tepsisini tereyağı ile yağlayıp hafifçe unlayın, ardından silkeleyin. Kenarlarına da serpin ki kekiniz kolay çıksın. Karışımı tepsiye döküp masaya 3-4 kez vurarak içindeki hava kabarcıklarını çıkarın ki düzgün kabarsın. Tepsiyi soğuk fırına atın. Kenarlarından kabarmaya başlayıncaya kadar 200 derecede, sonrasında ise 150 derecede pembeleşinceye kadar pişirin. Yaklaşık 45-50 dakikada pişer. Kürdan testi ile piştiğinden emin olduktan sonra keki fırından çıkarın ve kenarını kürdan ile sıyırıp temiz bir bezin üzerine ters çevirin. Soğuduktan sonra kesin ki dağılmasın. Afiyet olsun <b>Yumuşacık, şeklini koruyan, nemli bir pandispanya için şefin önerisi:</b> Sonra kullanmak için iyice soğud... 2015-06-30 11:58:04
yazının devamı

Karadeniz’in Meşhur Hamsili Pilavı

Karadenizli olmayanların da bayıldığı, özellikle mevsiminde yapmadan duramadığı Karadeniz’in meşhur hamsili pilav tarifini sizin için yerinden öğrendik. Güvenebileceğiniz, Karadenizli’ymişcesine sunabileceğiniz bu tarifi mutlaka deneyin. <b>Hamsili pilav tarifinin malzemeleri:</b> 500-600 gr hamsi (Kılçıklarını ayıklayabilirsiniz.) 1 kuru soğan 1 su bardağı pirinç Kuş üzümü Çam fıstığı Karabiber Tuz Sıvıyağ Maydanoz <b>Hamsili pilav tarifinin hazırlanışı:</b> Hamsileri kılçıklarından ayırıp tuzlayın. Yemeklik doğradığınız soğanı fıstıklar ile kavurun. Yıkanmış pirinci ekleyip kavurmayı sürdürün. En son kuş üzümünü ilave edip 2 bardak su katın ve pişirin. Karabiber ve tuzunu koyun. Pilav dinlendikten sonra maydanozu ekleyin. Fırın kabını güzelce yağlayın. Hamsilerin sırtı alta gelecek şekilde resimdeki gibi dizin. İçine pilavı koyup hamsilerin sarkan kısımlarını üste katlayın. Açıkta kalan yerlere de hamsi kapatın. Üzerine birer parça tereyağı koyup 170 derece fırında 45 dk pişirin. Üst kısımları kabarmaya başladıysa pişmiş demektir. Afiyet olsun <span><b>Şefin önerisi:</b> Hamsili pilavın yanına eşlikçi arıyorsanız <a target="_blank" rel="nofollow" href="http://www.harikalarmutfagi.com.tr/makale/baligin-yanina-ne-iyi-gider">balığın yanına ne iyi gider</a> makalemizi okuyabilirsiniz.</span>... 2015-06-30 11:56:04
yazının devamı

Okunuşu Zor Lezzeti Sınırları Zorlayan 20 Yemek

Bir restorana veya cafeye gittiğimizde yabancı isimli yemeklerin olduğu bir menü ile karşılaşınca ufaktan sıkılır ve strese gireriz. Sipariş verirken zor okunan isimlerin azizliğine uğramaktan çekiniriz. Bu tarz yemekler genellikle şık mekanlarda karşınıza çıkar. Kaliteli ortamı ve enfes tatları ile sizi büyüleyen bu restoranların keyfini tam anlamıyla çıkarmak istiyorsanız yazımızı mutlaka okuyun. Fajita: Meksika mutfağının en güzeli fajita, fahita olarak okunur. Et, soğan ve farklı dolmalık biberlerle pişirilen bu yemek sos olarak avokado sosu, salsa sosu veya kremalı sos ile servis edilir.Tortilla: Genellikle fajitanın yanında servis edilen tortilla, tortiya olarak okunur. Size incecik hamurun ne kadar lezzetli olabileceğini gösterir.   Cordon Bleu: Kordon blö olarak okunan cordon bleu aslında schinitzelin ta kendisidir. Arasında Gravyer peyniri ve jambon, ince dövülmüş aromatik bir et düşünün. Lezzetten deliye döneceksiniz. Ravioli: Ravyoli olarak okunan ravioli, İtalyan mantısı olarak bilinir. Bizim mantımızdan farkı kare olarak hazırlanması ve içine peynir harcı konulmasıdır. Sunumda şekilciyim diyorsanız deneyin. Focaccia: Pizzanın atası diyebileceğimiz focaccia, fokaça diye okunur. İtalyanların bize armağanı gibi görünen bu lezzet aslında Yunan mutfağına aittir. Gnocchi: Gnocchi, niyokki olarak okunan küçük mantımsı şeylerin genel adıdır. Yapımı mantı gibi zahmetli olsa da tadı bir o kadar lezzetlidir. Domates soslu olanını denemenizi tavsiye ederiz. Tagliatelle: Talyatelle olarak okunur ve son zamanların en sevilen makarnası olarak bilinir. Hiçbir makarnanın onun gibi romantik bir hikayesi yoktur. Bir sevgilinin saçlarına olan tutkudan doğmuştur. Bruschetta: Bruschetta aslında brusketta olarak okunan kızarmış ekmek dilimi üzerine sarımsak, domate... 2015-06-30 11:30:52
yazının devamı

Fransızların En Harika İcadı Kruvasan

<span>Fransızların ulusal çöreği nedir diye sorsanız çoğunluğu croissant diye yazdıkları kruvasanı söyleyecektir. Paris'te sabah kahvaltısı veren bir mekanın önünden geçerken fırından yeni çıkan kruvasan ve taze çekilmiş kahve kokusuna mutlaka denk gelirsiniz. Fransızlar için sabah keyfi, çanak büyüklüğünde bir fincan sütlü kahveye batırılarak yenen hilal şeklinde, tereyağlı taptaze kruvasanlar diyebiliriz. Yalnız kruvasan bilinenin aksine ilk kez Viyana'da ortaya çıkmıştır.<span><br> </span><b>Malzemeler:</b></span> 500 gr un (4,5 su bardağı) Yarım paket yaş maya (21 gram) 50 gr margarin (1/5 paket) 1 su bardağı ılık süt 2 tatlı kaşığı toz şeker 2 adet yumurta 2 çay kaşığı tuz Yarım paket margarin (hamurun arasına sürmek için) 1 adet yumurta sarısı (kruvasanların üzerine sürmek için) <i>Hamur mayalama:</i> Öncelikle sütü ısıtın. Fazla kaynamasın. Sütü ısıttığınız kaba mayayı ve şekeri katıp eriyene kadar karıştırın. Unun tamamını geniş bir yoğurma kabına alın. Ortasını çukur olacak şekilde açın ve hazırladığınız mayayı katarak 10 dk kadar bekleyin. Geri kalan tüm hamur malzemesini yoğurma kabına ekleyerek kaba yapışmayan bir hamur oluncaya kadar yoğurun. Kabın üzerini streç film ile kapatıp ılık bir yerde yarım saat dinlenmeye bırakın. Hamur iki katına çıktıysa mayalama işlemi bitti demektir. <b>Kruvasan yapımı:</b> Mayalamadan sonra hamuru hafif unlanmış tezgaha koyun ve 1,5 cm kalınlığında dikdörtgen şeklinde açın. Hamurun yüzeyini üç parça gibi düşünün, sağ ve sol taraflara 50 gr margarini elinizle sürün ve bu parçaları ortada birleştirin. Bu işlemi yaptıktan sonra hamuru bir kaba alın, üzerini streç film ile kaplayıp dolapta 10 dk dinlendirin. Aynı iş... 2015-06-30 11:26:47
yazının devamı

Evimizin Bereketi Aşure

Senede bir kere evimizi lezzetlendirdiğimiz aşurenin doğuş hikayesini bilmeyen yoktur. Yine de anmadan geçmeyelim. Nuh'un gemisi büyük tufan dinip Ağrı Dağı'na oturunca gemidekiler Allah'a şükretmek için kutlama yapmak isterler. Yiyecek olarak ellerinde ne kaldıysa hepsini bir araya getirip bir yemek hazırlarlar ve böylece aşure ortaya çıkar. &nbsp; Aşure yapımı zor olması sebebiyle genelde kaçındığımız bir tatlıdır. Aşağıdaki pratik aşure tarifiyle bu korkunuzu yeneceksiniz. &nbsp; <b>Malzemeler:</b> 2,5 su bardağı şeker 2 su bardağı aşurelik buğday 1/2 su bardağı sarı üzüm 1/2 su bardağı nohut 5-6 adet kuru kayısı 1/2 su bardağı kuru fasulye 8-10 su bardağı kaynamış su <b>Hazırlanışı:</b> Bir gece önceden buğdayı iyice yıkayıp bir taşım kaynatın. Üstündeki köpüğünü alıp kaynamış suyun içinde bir gece bekletin. Nohutu ve kuru fasulyeyi de ayrı kaplarda su içinde bekletin. Kayısı, incir, sarı üzüm ve kuru üzümleri ayrı kaplar içinde ıslatıp bekletin. Nohutu, kuru fasulyeyi ve buğdayı ayrı kaplarda haşlayın. Kayısı ve inciri kesip üzümü de ayrı kaplarda bir taşım kaynatarak haşlayın. Nohut ve kuru fasulyeyi kaynattıktan sonra kabuklarını çıkarın. Buğday yumuşayınca nohutu ve kuru fasulyeyi ekleyip hepsini pişireceğiniz büyüklükte bir tencereye alın. 8-10 bardak kaynamış suyu, yaklaşık 3-4 parmak üstünü geçecek kadar buğdayın üstüne ekleyin ve kısık ateşte 30-45 dakika arası pişirin. Yıkanmış ve haşlanmış kuru meyvelerin suyunu süzüp keserek aşurenin içine atın. Şekeri eklemeden önce tadına bakıp istediğiniz miktarda ekleyin. Tercihen 2,5 su bardağı şekeri karıştırarak iyice yedirin. Şeker tamamen eriyince ve aşurenin kıvamı koyulaşınca ateşten alın. Aşureyi ılıyınca kaselere paylaştırın. Dibine ... 2015-06-30 11:24:24
yazının devamı

Sarımsak Çayının Faydaları

Asırlardır sağlık problemlerinde insanların imdadına yetişen sarımsak çay olarak da tüketilmektedir. Sarımsak çayının sayısız faydası son dönemde bu çaya olan ilgiyi arttırmıştır. Pratik ve doğal sarımsak çayının faydalarını şöyle sıralayabiliriz: Toksinleri vücudunuzdan uzaklaştırır ve sindirim sisteminizi temizler. Kalp sağlığına faydalıdır. Vitamin ve mineral yönünden içeriği zengindir. Zararlı mide parazitlerini yok eder. Gaz problemi olan kişilere iyi gelir. Sinüsleri açar, gribin çabuk düzelmesini sağlar. Bağışıklık sistemini güçlendirir. <b>Sarımsak çayı ile zayıflamak mümkün mü?</b> Angelina Jolie’nin zayıflama sırrı olarak lanse edilen sarımsak çayı içindeki “allicin” adlı bileşen sayesinde yağların daha çabuk çözünmesini sağlar. Yalnız Angelina Jolie’nin formunu korumak için günde 2-3 saat yoga yaptığı, hiç et tüketmediğii, sadece çiğ sebze ve meyvelerle beslendiği bir gerçek. <b>Dr. Ender Saraç’ın sarımsak çayı tarifi:</b> 3-4 parmak ucu kadar taze zencefili 1 su bardağı suda 6 dk. Kaynatalım. İçine 2 iri diş hafif ezilmiş sarımsakları koyalım ve 5 dk. Demlensin. Sonrasında süzelim ve 1 çay kaşığı limon suyu ekleyelim. Ilık-sıcak arası için çok az bal koyup içebilirsiniz. Bu çaydan günde 2 fincan olarak tüketirseniz faydasını görürsünüz. Yalnız ne çok aç ne&nbsp; de çok tok olmamalısınız ve düzenli tüketecekseniz doktorunuza sormanızda fayda var. Afiyet olsun.... 2015-04-17 12:50:48
yazının devamı

Tane Tane Pilav Nasıl Yapılır?

Pilavın makbulü tane tane olanıdır. Tane tane pilav yapmak herkesin yapabileceği bir şey değildir. Sizler için güzel bir pilav yapmanın püf noktalarını araştırdık. Pirinç ılık tuzlu suda 30 dakika bekletilmelidir. Bol suda suyu berraklaşana kadar yıkanan pirinç nişastasından arınmış olur. Tencereye önce zeytinyağı koyulmalı ve biraz kızdırılmalıdır. Sonrasında pirinci eklenip tuzu serpilmeli ve pirinç tane tane olana kadar kavrulmalıdır. Kavurma işleminin bitimine yakın tereyağı eklenir. Amaç yağın yanmasını önlemektir. Tane tane pirinç pilavı için ölçü 2 su bardağı pirince 2 su bardağı sıcak sudur. Pirinci tuzlu suda bekletmediyseniz ölçü 2 su bardağı pirince 3 su bardağı sıcak su olur. Pirince sıcak suyu kattıktan sonra sıkacağınız 1-2 damla limon suyu pirincin daha parlak ve beyaz olmasını sağlar. Pilav en kısık ateşte pişirilmelidir ve en az 20 dakika demlenmeye bırakılmalıdır. Pilavı pişirirken 2-3 kaşık süt koyarsanız lezzet ve kokusu güzelleşecektir. Lezzetli bir pilavın diğer sırrı tereyağıdır. Ayrıca baldo pirincin pilavı güzel olur. Seramik tencere veya granit tencerenin pilavı tam kıvamında pişer. Şimdiden afiyet olsun... 2015-04-16 15:23:20
yazının devamı

Makarna Nasıl Yapılır?

Büyük ve derin bir tencere makarna yapımı için ideal bir tenceredir. Makarna tenceresine çok su koyulmamalıdır, su yüksekliği tencerenin 3/4'ü kadar olabilir. Tuz, su kaynadıktan sonra eklenmelidir. Önden koyulursa makarna geç pişebilir. Makarna İtalyanlara göre tuzlu olan suda haşlanmalı ki lezzeti içine işlesin. Tuzun yeterli olup olmadığını anlamak için haşlama suyunun tadını kontrol edebilirsiniz. Makarna hakkında bilinen bir yanlışı açıklıyoruz. Haşlama suyuna yağ koymak makarnanın sosu emmesini zorlaştırır ve makarnanın aroması eksik kalır. Makarna suyu iyice kaynamalıdır. Su kaynamadan makarnaları asla tencereye atmayın. Makarnaları suya atınca ilk 30 saniye karıştırarak birbirine yapışmasını önlemiş olursunuz. Sonrasında ara sıra karıştırılmalıdır. Makarna kesinlikle ocağın altı hiç kısılmadan ve kapağı açık pişirilmelidir. Makarnanın haşlama suyunu sosta kullanırsanız lezzetler harmanlanmış olur. Sos için makarnayı haşladığınız sudan 1 bardak ayırabilirsiniz. Özellikle soslu makarnaların dışının yumuşak, içinin de dişe gelmesi için -Al Dente kıvam- fazla pişirilmemesi gerekir. Makarna pişer pişmez küçük delikli ve ayaklı bir süzgeçle süzülmeli ki pişirme suyu bir anda boşalıp makarnalar birbirine yapışmasın. Makarna kesinlikle yıkanmamalıdır ki sos makarnaya daha rahat karışsın ve vitamini kaybolmasın. Tek istisnası soğuk kullanılacağı salatalardır. Makarna süzüldükten sonra süzgeçte bekletilmeden sosla karıştırılmalı ve afiyetle yenmelidir. Makarna içinde sıcak sos olan tavaya alınmalı ve 1 dakika sosla karıştırılarak beraber pişirilmelidir. Rendelenmiş peynir sofrada ayrıca servis yapılmalıdır. ... 2015-04-16 14:17:49
yazının devamı

Doğu Akdeniz Mutfağının Ezmesi Fava

Fava, bakladan yapılan Doğu Akdeniz Mutfağına ait bir lezzettir. Türk Mutfağına İstanbul Rumları aracılığıyla yerleşmiştir. Ülkemizde daha çok bakladan yapılırken Yunanistan’da sarı mercimek, patates vb. malzemelerden de hazırlanmaktadır. &lt;b&gt;Malzemeler:&lt;/b&gt; 250 gr iç bakla 2-3 diş sarımsak 1 adet havuç 1 adet soğan Limon suyu 1 kahve fincanı zeytinyağı Tuz &lt;b&gt;Favanın yapılışı&lt;/b&gt; Bir gece önce ıslattığınız bakla içini tencereye koyun. Soğanı, havucu ve sarımsağı küçük küçük kesin. Malzemeyi geçecek kadar su koyup kaynatın. Kaynadıktan sonra zeytinyağını ve tuzunu ekleyin. Karıştırarak ezip püre haline getirin. Servis tabağında soğumaya bırakın. Üzerine zeytinyağı ve limon suyu gezdirin. &lt;span&gt;&lt;b&gt;Şefin önerisi:&lt;/b&gt; Favayı estetik bir şekilde sunmak istiyorsanız farklı kek kalıplarına dökerek servis edebilirsiniz. Favanın lezzetini arttırmak için dereotu, limon vb. eşlikçilerle soğuk olarak ikram etmeyi ihmal etmeyin. &lt;/span&gt; Afiyet olsun... 2015-04-08 08:24:12
yazının devamı

Ortaköy'ün Kumpiri Artık Evinizde

Evde Kumpir Nasıl Yapılır? Kumpir denilince akla gelen ilk yer Ortaköy’dür. Burada yaşadığınız kumpir keyfini evinize taşıyabilirsiniz. Sizler için Ortaköy’de yediğiniz lezzette bir kumpiri evde nasıl yapabilirsiniz, onu araştırdık. Detaylar tarifimizde: &lt;b&gt;Malzemeler:&lt;/b&gt; Büyük boy patates 1 su bardağı haşlanmış bezelye 1 paket konserve mısır Rendelenmiş kaşar peyniri Kornişon turşu Mayonez Ketçap Tereyağı Yoğurtlu havuç Kısır Siyah ve yeşil zeytin &lt;b&gt;Yapılışı:&lt;/b&gt; Patatesleri yıkayıp kurulayın. Önceden 250 derece ısıtılmış fırında 1 saat pişirin. Pişen patatesleri ortadan ikiye kesin. Patatesler sıcacıkken üzerine tereyağı ve kaşar peyniri rendesi ekleyin. Çatalla patatesin kabuklarına zarar vermeden iyice ezerek karıştırın. Yukarıda verdiğimiz malzemeleri damak tadınıza göre katabilirsiniz. Arzunuza göre ketçap ve mayonez de koyabilirsiniz. Ortaköy lezzetinde kumpiriniz yenilmeye hazır. &lt;span&gt;&lt;b&gt;Şefin önerisi:&lt;/b&gt; Patatesin pişip pişmediğini anlamak için çatal batırın, çatal kolayca patatese batıyorsa pişmiş demektir.&lt;/span&gt; Afiyet olsun... 2015-04-08 07:43:47
yazının devamı

Meşhur Magnolia Pudingi Tarifi New York'tan

Magnolia puding için son dönemlerin yükselen lezzet trendi desek hata yapmış sayılmayız. Görüntüsü şahane, lezzeti bir o kadar iddialı olan bu tarifin hazırlanışı çok pratik. Siz de “Nedir bu magnolia tarifi?” diyorsanız yazımızın devamını okuyup bu tatlıyı evinizde hazırlayabilirsiniz. New York’a gitmeden magnoli keyfi… Malzemeler: 1 su bardağı şeker 1 litre süt 2 çorba kaşığı un 3 çorba kaşığı nişasta 1 paket vanilya 2 adet yumurta sarısı 1 kutu süt kreması (200 ml) veya 1 paket krem şanti 1,5 paket Eti Burçak (veya 1 paket cici bebe bisküvisi) Çilek ve/veya muz Yapılışı: Kremşanti hariç tüm malzemeleri tencereye koyup sürekli karıştırarak pişirin. Pişince içine toz kremşantiyi ekleyip mikserle ılıyana kadar çırpın. Bardağın altına biraz bisküvi kırıntısı koyun. Sonra ikiye böldüğünüz çileklerin geniş kısma alta gelecek şekilde yan yana dizin. Çileklerden sonra kremayı, sonra yine bisküvi, krema ve tekrar bisküvi şeklinde tamamlayın. Araya isterseniz yine çilek koyabilirsiniz. Üzerini de şekilde göründüğü gibi süsleyebilirsiniz. Şefin önerisi: Servis adedi ve malzemeleri yarıya indirip pudingi taze taze tüketebilirsiniz. Tatlıyı dondurma eşliğinde servis ederek lezzetini katlayabilirsiniz.... 2015-03-30 12:43:23
yazının devamı

Suflenin Akışkan Çikolatasına Aşık Olacaksınız

Akışkan çikolatası ile kendinizden geçeceğiniz sufle, çikolatalı tatlılar içinde en kısa sürede hazır olanı ve sunumuyla en dikkat çekeni. İçinde çikolata olan bir tatlı ne kadar sağlıklı olur demeyin. 18 dakikada hazır olan, sağlıklı ve lezzetli bir sufle tarifi için yazımızın devamını okuyabilirsiniz. Soufflé Fransızca’da kabarmış demektir. Cafelerde sıcak çikolatalı sufle olarak ikram edilen tatlı aslında bir kektir. Sufleden farkı yumurta beyazı kullanılmasıdır. Yumurta beyazı şekerle çırpılarak kabartılır, bu karışım harca eklenerek hafif hafif karıştırılmaya devam edilir. Vakit kaybetmeden sufle kalıplarına doldurularak pişirilir. Fırından çıkar çıkmaz servis ederseniz kabarıklığı sönmemiş olur. &lt;b&gt;Malzemeler:&lt;/b&gt; 80 gram bitter çikolata 1/4 çay kaşığı tuz 3 yemek kaşığı tereyağı 3 yemek kaşığı şeker 3 adet yumurta 1 paket vanilya 3 yemek kaşığı un Sufle kalıplarını yağlamak için; 1 yemek kaşığı tereyağı 1 yemek kaşığı un Servis için; 1 yemek kaşığı pudra şekeri &lt;b&gt;Hazırlanışı:&lt;/b&gt; Tereyağını ve küp şeklinde kesilmiş bitter çikolatayı, kısık ateşte eritelim. Eridikten sonra ılıması için 2 dk bekletelim. Yumurtaları, şekeri kattıktan sonra mikser yardımıyla krema kıvamına gelene kadar çırpalım. Bu yumurta karışımına eritilmiş tereyağı ve bitter çikolatayı ekleyelim. En son elenmiş un, vanilya ve tuzu katalım. Tüm karışımı bir spatula yardımıyla hızlıca karıştıralım. Sufle kalıplarını tereyağı ile yağlayalım. Üzerlerine un serpelim. Unun fazlasını silkerek alalım. Sufle karışımını, kalıpların üze... 2015-03-30 11:25:09
yazının devamı

Tatlıların Kraliçesi Trileçe Tarifi

Şu sıralar tatlıların kraliçesi trileçe diyebiliriz. Balkanlardan mutfağımıza yerleşen trileçe tarifi hafif bir tatlı olması ve şık sunumu sebebiyle yaz mevsiminde sıklıkla tüketebileceğiniz bir tatlı. Trileçe tatlısının olmazsa olmazı malzemeleri süt, un, irmik, yumurta, krema ve şeker. Damak tadınıza göre karamel veya frambuaz ile üzerini kaplayabilirsiniz. Malzemeler: 10 yemek kaşığı un 2 paket vanilya 10 yemek kaşığı şeker 4 kutu süt kreması (uzun) 1. 5 litre süt 10 adet yumurta 2 paket kabartma tozu 1 paket süt tozu 1 kutu sıvı karamelli sos Hazırlanışı: Öncelikle yumurtaların sarısını ve beyazını ayırın. Sonra mikserle yumurtanın beyazını krem kıvamına gelene kadar çırpın. Krem haline gelince 10 yemek kaşığı şeker katıp yine krem kıvamına gelene kadar çırpın. Sonra yumurtanın sarısını ve vanilyayı ekleyin. Yine krem olana kadar çırpın. Hazırladığınız kremi karıştırarak yavaş yavaş 10 yemek kaşığı unu ve kabartma tozunu koyun. Sonra iyice karıştırın. Sonra tepsinizi yapışmaması için margarinle yağlayın. Hazırladığınız karışımı bu tepsiye aktarın. 180 derece ısıtılmış fırında 30 dakika pişirin. Keki piştiğinde soğumasını bekleyin. Bu sırada şerbetini hazırlayabilirsiniz. 1. 5 litre süt ile 3 kaşık süt tozunu karıştırın. Keki tepsiden çıkartıp yaptığınız tepsiye 4 kutu süt kreması dökün. Keki üzerine koyup iyice bastırın. Bir bıçak veya kürdanı kekin her tarafına batırarak şerbeti iyice emmesini sağlayın. Batırdıktan sonra kek için hazırladığınız şerbet ile yavaşça her tarafını ıslatın. Karamelli sosu her tarafına sıkıp bir kaşıkla yavaşça etrafına yayın ve kekinizi buzdolabında beklemeye bırakın. Şefin önerisi: Trileçeyi 1 gün süreyle buzdolabında bekletirseniz tadını artırmış olursunuz. Afi... 2015-03-17 21:47:00
yazının devamı

Mutfağınızda Tatlı Bir İtalyan Havası Esecek

Tiramisu İtalyan mutfağına ait bir tariftir. Yakın zamana kadar revaçta olan bu tarifin tarihi 1960’lara kadar dayanır. Tiramisunun İtalyanca karşılığını öğrendiğinizde tatlının İtalyanlar için önemini anlayacaksınız. “Tira mi su” “beni mutlu et” demek. Her tiramisu tarifinin olmazsa olmaz malzemeleri şeker, mascarpone peyniri, savoyar bisküvileri, espresso ve kakao. Gelelim sizi uçuracak, ayaklarınızı yerden kesecek 30 dakikada hazır olan 4 kişiyi ağırlayabileceğiniz tiramisu tarifinin yapılışına. Malzemeler: 8 adet kedi dili bisküvi (savoyar bisküvi) Bisküvileri ıslatmak için; 2 yemek kaşığı rom 2 yemek kaşığı granül kahve 3/4 su bardağı su Kreması için; 500 ml. süt 2 yemek kaşığı toz şeker 1 adet yumurta sarısı 200 gram labne peyniri 2 yemek kaşığı un 1 paket vanilya Servisi için; 2 tatlı kaşığı kakao Yapılışı: Tiramisunun kremasını hazırlarken tencereye yumurta sarısı, süt ve unu koyup ocağın altını yakın ve çırpma teliyle iyice karıştırın. Süt kaynadığında ocağı kısık ayara alın. Krema karışımına şekeri ilave edin. Karıştırmaya devam edin. Şeker eridiğinde kremayı ocaktan indirin. Karışım ılıyana kadar ara ara karıştırın. Sonrasında vanilya ve labne peynirini koyup iyice karıştırın. Bisküvileri ıslatmak için suyu kaynatın. Granül kahveyi döküp eritin. Oda sıcaklığına gelene kadar bekleyip soğuyunca romu katın. Tiramisuyu koyacağınız bardakların alt kısmına birer adet kedi dili bisküvisini ortadan bölerek yerleştirin. Kahveli suyla ıslatın. Üzerlerini hazırladığınız kremayla örttükten sonra tekrar bir adet kedi dili bisküvi yerleştirin. Kahveli suyla ıslatın. Kalan krema karışımıyla üzerlerini kapattıktan sonra hazırladığınız tiramisuları, bir gece boyunca buzdolabında soğutun. Servisi öncesinde üzerlerine gezdireceğiniz kakao lezzetine esir olacağı... 2015-03-17 20:11:21
yazının devamı

Kahve Çekirdeği Kurabiye Tarifi

Harikalar Mutfağı sitemize gelen ziyaretleri incelediğimizde kahve çekirdeği kurabiyesinin çok arandığını gördük. Bu sebeple bu gün sizlerle lezzeti kadar görünüşü de keyif veren kahve çekirdeği kurabiye tarifini paylaşacağız. Kahveli kakaolu harika bir tat arıyorsanız kahve çekirdeği kurabiye tarifimizi hemen denemenizi tavsiye ediyoruz. Bu kurabiyeleri uzun süre saklayabilirsiniz. Malzemeler: 2 çay bardağı pudra şekeri 1 adet yumurta Yarım paket margarin (veya tereyağı) 1 çay bardağı nişasta 2 çay kaşığı kabartma tozu 4 çay bardağı un 1 çorba kaşığı Türk kahvesi 2 çay kaşığı vanilya 1 çorba kaşığı kakao Hazırlanışı: Yoğurma kabına 4 çay bardağı un, 2 çay bardağı pudra şekeri ve 1 çay bardağı nişasta koyarak karıştıralım. Bu karışıma 2 çay kaşığı kabartma tozu, 1 çorba kaşığı Türk kahvesi, 2 çay kaşığı vanilya ve 1 çorba kaşığı kakao koyarak iyice yoğuralım. Sonrasında 1 adet yumurta ve yarım paket margarini karışıma ilave edip yoğurmaya devam edelim. Homojen bir hamur elde ettiğimizde 10 dakika hamuru dinlenmeye bırakalım. Hamurdan ceviz büyüklüğünde kopardığımız parçalara elimizle elips şekli verelim. Üzerine bir kürdan yardımı ile boyuna çizgiler atalım. Kurabiyeler piştikçe kahve çekirdeği görünümü kazanacaktır. Temizlenmesi kolay olduğu için fırın tepsisinin tabanına yağlı kâğıt serelim ve kahve çekirdeği kurabiyelerini tepsiye dizelim. 180 derece önceden ısıtılmış fırında 15 dakika pişirelim. Kurabiyeler soğuk servis edilir. Afiyet Olsun... 2015-03-03 09:30:18
yazının devamı

İstanbul’da Organik Pazarlar Nerede Kurulur?

Gelişen teknoloji, gıdalara katılan katkı maddeleri, artan hormon kullanımı, fast food alışkanlığı vb. birçok etken insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Organik beslenme ile insanlar daha sağlıklı, daha kaliteli ve daha uzun bir yaşam sürmeyi istiyor. Hiçbir kimyasal madde içermeyen ürünlerin satıldığı organik pazarlar giderek yaygınlaşıyor. Günümüzde organik pazarlar sayesinde herkes rahatlıkla organik ürünlere ulaşabiliyor. Bu pazarlarda çeşit olarak normal pazarlarda bulabileceğiniz her gıda bulunuyor. Onun dışında bazı tezgahlarda güzellik ve bakım ürünleri de satılıyor. Ayrıca pazara gelmişken yemek yemek isteyenler için nefis gözlemeler ve taze meyve suları bulunuyor. Plastik poşetler yerine kağıtlar var. Organik pazarlarda satılan ürünler diğer pazarlara göre %30-40 daha pahalı oluyor. Üreticiler sertifikalarını mutlaka tezgahlarında bulundurmak zorundalar. En eski organik pazar 2006 yılında Lalaşahin Sokak Bomonti’de açılan Şişki organik pazarı. Bu pazar her cumartesi saat 7:00'dan 17:00'a kadar müşterilerini bekliyor. Feriköy organik pazarı olarak da bilinen bu pazarın şöhreti kısa sürede yayılmış ve müdavimleri artmıştır. Avrupa yakasında 2010 yılından beri her cumartesi Topkapı Merkezefendi’de de bir organik pazar kuruluyor. Anadolu yakası Selamiçeşme Özgürlük parkında 2010 yılından beri her çarşamba organik bir pazar meraklılarıyla buluşuyor. İstanbul’daki diğer organik pazarlar: • Bakırköy E5'e yakın Airport Outlet Center’in arkasında Cuma günleri • Beylikdüzü Enver caddesi her cumartesi • Kemerburgaz Selanik bulvarında her pazar • Maltepe Altayçeşme'de her Pazar • Kartal’da tren istasyonuna yakın her pazar • Küçükçekmece ArenaPark AVM’nin önünde her Pazar En kısa sürede organik pazarı deneyin ve sağlıklı bir yaşama adım atın.... 2015-03-02 07:30:34
yazının devamı

Ağızda Dağılan Kurabiye Nasıl Yapılır?

Ağızda dağılan kurabiye tarifi nişasta ile hazırlanan en güzel kurabiye tariflerinden. Yerken nişastanın ağızda yarattığı yapışma hissi bu kurabiyede yok. Tadı un kurabiyesini andırıyor. Tereyağ misali yumuşak, ağızda eriyor. Yumurta alerjisi olanlar yumurtasız yapılan ağızda eriyen kurabiyeyi gönül rahatlığıyla yiyebilecekler. Bir kurabiyenin kıyır kıyır olup ağızda dağılması için bilmeniz gereken bazı püf noktaları var. Öncelikle tereyağı ve pudra şekeri mikserde krema kıvamına gelip kabarana kadar karıştırılmalıdır. Un elenmiş olmalıdır. Hamur hafif ele yapışan kıvamda olmalıdır. Hamur mutlaka buzdolabında dinlendirilmelidir. Kurabiye beyaz olarak pişirilmeli, içinizde çiğ kaldı korkusu olmasın. Kurabiyenin altı hafif pembeleştiyse pişmiştir. İçinde pudra şekeri olan bir naylon torbaya kurabiyeleri koyup hafifçe salladığımızda kıyır kıyır kurabiyelerimiz pudra şekerine daha rahat bulanır. Malzemeler: 1.5 su bardağı un (yaklaşık 210 gram) 1 paket vanilya Yarım su bardağı mısır nişastası 1/4 su bardağı pudra şekeri (1 su bardağının yarısının yarısı eder) Oda sıcaklığında 200 gram tereyağı veya margarin (1 su bardağı ediyor) Tuz Hazırlanışı: Hamur kabında elenmiş un, nişasta ve tuzu karıştıralım. Tereyağı ya da margarin ile pudra şekerini mikserde krema kıvamına gelene kadar karıştıralım (aynı yönde), vanilyayı katalım ve mikserle karıştırmaya devam edelim. Tereyağı karışımına un karışımını ekleyelim (mikserde düşük hızla karıştırırsanız kıvamı daha iyi olur, klasik yöntemi kullanmak isterseniz elinizle de karıştırabilirsiniz, yalnız bileklerinizin kuvvetli olması lazım. Çok yumuşak yapışkan bir hamur elde ettiğimizde hamuru toparlayıp bir kabın içerisine alalım.  Poşet geçirip sıkıca bağlayalım v... 2015-02-17 10:19:53
yazının devamı

Evde Süt Burger Yapımı

Çocuklarımızın yeni lezzeti süt burgerler adeta onları sakinleştirici bir rol üstleniyor. Tadı kadar görüntüsü de çocukları eğlendiren bu burgerleri evde yapmak ister misiniz? Sizin için güvenilir tariflerimize ev yapımı süt burger tarifini de ekledik. Malzemeler: Pankek için; 1 su bardağı süt 2 adet yumurta 4 yemek kaşığı şeker 1.5 su bardağı un 1 paket vanilya 1 paket kabartma tozu Kreması için; 2 su bardağı süt 2 yemek kaşığı un 1,5 yemek kaşığı mısır nişastası 1 adet yumurta sarısı 1 paket hazır krema (200 ml) 1 paket vanilya Hazırlanışı: Tüm malzemeleri karıştırarak krep hamurundan daha yoğun olacak şekilde homojen bir karışım hazırlayalım. Seramik tavamıza 1-2 damla sıvı yağı fırça ile iyice yayalım. Kepçe veya kaşık yardımı ile karışımdan alıp tavanın ortasına dökelim. Tavamızın büyüklüğüne göre 3 veya 4’er tane pankek yapalım. İki tarafını da güzelce pişirelim. Her seferinde fırça ile yağlarsak yapışmasını önlemiş oluruz. Muhallebinin hazırlanışı; Krema ve vanilya hariç tüm malzemeleri sürekli karıştırarak pişirelim. Kıvamı koyulaştığında altını kapatıp soğumaya bırakalım. Muhallebi ılıyınca krema ve vanilyayı ekleyip mikser ile 3-5 dakika çırpalım. Daha sonra iki pankek arasına hazırladığımız muhallebiyi sürerek süt burgerlerimizi yapalım. İsteğe bağlı içerisine muz, çilek vb. eklenebilir. Buzdolabında 1 saat kadar dinlendirdikten sonra servis ederseniz lezzeti oturur. Bu ölçülere göre 10-11 tane süt burger çıkıyor. Afiyet olsun..... 2015-02-12 10:33:55
yazının devamı

Kalkan Nerede Yenir?

İstanbul’un en lezzetli balık lokantalarından biri olan Hanımeli Balık, Karadeniz sahilindeki Karaburun’da hizmet veriyor. Hanımeli Balık Lokantası Sarıyer’den 1 saat 15 dakika mesafede.   Hanımeli’ni diğer balık lokantalarından ayıran en önemli özellik müşterisine gösterdiği saygı. Beyaz peynirini bile kalitelisinden seçen Hanımeli, çekirdekten bu hale gelen bir aile lokantası. Evin annesi hala işin içinde. Kardeşlerden Selçuk Birinci’nin yeri mutfakta hep hazır. Her detaya özen gösterilen mekanda mezeler çok lezzetli. Balıklar ve kabuklular enfes. Hanımeli’nin adını duyurduğu asıl lezzet ise yetiştirme olmayan Karadeniz kalkanı. Civarda pişirilen kuyu kebaptan ilham alan Selçuk Bey kalkanı kuyuda pişirmeyi dener. Köz ateşinde üzerine tereyağlı sos sürülerek ağır ağır pişen kalkandan ortaya dayanılmaz bir lezzet çıkar.  Hafta sonları şahane bir kalkan ziyafeti için önceden rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Mekanı keşfetmek isteyenler için adresi Liman Sahil Yolu No:1 Terkos (Durusu) / Karaburun / İstanbul Telefonu 0212 762 29 89 / 0536 441 45 77 İstanbul’da kalkan yiyebileceğiniz diğer mekan Rumeli Kavağı’nda bulunan Balıkçı Kahraman. Balıkçı Kahraman’da sunulan kalkanın farkı bir bütün olarak doğal haliyle mangalda pişiriliyor olması. Balığın yanında ikram edilen mezeler de damak çatlatacak cinsten. Yalnız fiyatlar diğer mekanlara göre oldukça tuzlu. Bunu belirtmekte fayda var. Elli yıldır kalitesini bozmayan dünya çapında tanınan bir Trabzonlu ailenin yeri Balıkçı Kahraman. Organik zeytinyağı, doğal tereyağı, köylerden toplanarak getirilen kekik vb. baharatları, teknelerden tek tek özenle seçilen kalkanları, Çatalca’dan alınan özel mangal kömürleri ve müşteri memnuniyeti için çırpınan anlayışları ile tek geçilecek bir mekan. Balıkçı Kahraman’a uğrayıp me... 2015-02-11 12:59:00
yazının devamı

Sevgililer Günü'nde Neler Yapılabilir?

14 Şubat Sevgililer Günü yaklaşırken sevgilinize nasıl bir sürpriz yapacağınızı düşündünüz mü diye sormayacağım. En az 1 kere düşünmüşsünüzdür. Sevgililer Günü’nde her şeyden önce onu önemsediğini göstermelisin. Seven kişiye göre hediyenin pahalısı ucuzu olmaz. Önemli olan onu nasıl sunduğun. İçten bir tebessüm yeter.          Onunla geçirdiğiniz anları ölümsüzleştiren fotoğrafları tozlu albümlerden veya telefonunuzun belleklerinden çıkarın, güzel bir kolajla her akşam başını koyduğu yastığına, en çok sevdiği t-shirtüne veya ofisteki masasına yerleştirin. Kız Kulesi’nde yiyeceğiniz bir yemektense evde kendi ellerinizle hazırladığınız romantik bir yemeğe ne dersiniz? Sizde kalmak koşuluyla yemek konusunda destek alabilirsiniz. Evde tuttuğunuz ayakkabı kutularından faydalanarak bir hediye hazırlayabileceğinizi biliyor muydunuz? Şaşırmayın çok kolay. Ayakkabı kutusunun üzerini fotoğraflarınız, çiçekler, kalpler vb. ile süsleyin. İçine çikolatalar, şekerler, kendi hazırladığınız kalp kurabiyeler vb. koyun. İçinizden geçenlerin yazılı olduğu bir kartı da mutlaka ekleyin. En son ana kadar hediye aldığınızı belli etmeyin. Yatak odasına girip gardırobun kapağına veya aynaya yapıştırılmış olarak hediyesini görene kadar.  Biraz daha abartıp hediyesini “Seni Seviyorum” yazılı bir balona bağlayıp uçurabilirsiniz de. Büyük bir karton alın, üzerine ayları yerleştirin. Onun hayatındaki önemli anları, ilişkinizin dönüm noktalarını  işaretleyin. Ona notlar bırakın, şiirler yazın, şarkı sözleri yazın, içinizden gelenleri anlatın. İkinizin fotoğrafının olduğu bir puzzle ile ona sürpriz yapın, tamamladıkça şaşkınlığını gizleyemeyecek.  Formuna dikkat eden bir sevgiliniz varsa veya stresli günler geç... 2015-02-03 12:59:00
yazının devamı

Sevgililer Günü İçin DIY Hediyeler

DIY kendi emeğinizle ortaya çıkardığınız güzel el işleri demek. Sevgililer Günü’nde yaratıcılığınızı konuşturabileceğiniz birbirinden zevkli orijinal hediyeler için yazımızı mutlaka okuyun. Bir kutu dolusu onu anlatın. En çok kullandığı cümleler, fotoğraflar, ilginç anılarınız, onu farklı kılan yönleri vb. kalp şeklinde kestiğin kağıtlara yaz ve kutuya at. Beraber gittiğiniz bir tatilin uçak bileti, çok eğlendiğiniz bir konserin veya maçın bileti ya da aldığınız ilk hediye kartını saklayın ve evinde kullandığı kırlentlere bastırın. Evinin baş köşesine asacağı en romantik fotoğrafınızdan bir tablo yaptırın. Mutfakta hünerlerinizi konuşturun ve ona renkli cupcakeler yapın. Sevgililer Günü cupcake tarifine ... 2015-02-03 12:59:00
yazının devamı

Macaron Nasıl Yapılır?

Makaronların zar gibi ince, parlak ve pürüzsüz yüzeyleri olur. Bu yüzeyin altında kekimsi, yumuşak bir tabaka vardır. Makaronlarda badem unu kullanılsa da genellikle ikinci bir malzeme ile tatlandırılır. Aynı malzeme iki makaron yarısını birbirine yapıştıran kremada da kullanılıyor. Yani fıstıklı makaronların arasında fıstıklı krema, çikolatalıların arasında da çikolatalı ganaj oluyor. Makaron yapımındaki püf nokta yumurta aklarının sert kıvamda çırpılması. Çikolatalı Makaron Tarifi Malzemeler: Makaron Hamuru için; 50 g file badem 100 g pudra şekeri 2 adet oda sıcaklığında yumurta akı 3 yemek kaşığı (15 gr) şekersiz kakao 5 yemek kaşığı (65 gr) şeker Çikolatalı Ganaj için; 1/2 bardak ciğ krema 113 g küçük parçalara kesilmiş çikolata 2 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağ Önce kremayı hazırlayalım. Böylece makaronlar hazır olana kadar sürülecek kıvama gelir. Ufak bir sahanda kremayı kaynama noktasına getirelim. Altını kapatıp çikolata kırıklarını katalım. Karıştırarak çikolatanın pürüzsüzce erimesini sağlayalım. Biraz soğuduktan sonra yumuşak tereyağını ilave edelim. Hızlıca karıştırarak kremayla bütünleştirelim. Ganaj makaronları yapıştıracak kıvama gelinceye kadar bekletelim. İki fırın tepsisini pişirme kağıdı ile kaplayalım. Krema sıkma tüpüne 1 cmlik yuvarlak uç takıp hazırlayalım. Pudra şekeri, file badem ve kakaoyu mutfak robotunda un oluncaya kadar çekelim. Tamamen yağsız ortamdaki yumurta aklarını mikserin orta hızında yumuşak tepeler oluşmaya başlayana kadar çırpalım. Mikserin devrini artıralım ve bir yandan çırparken bir yandan da 5 yemek kaşığı şekeri yavaş yavaş ekleyelim. Bu işlem sonunda oldukça sert tepecikler oluşturan parlak ve pürüzsüz bir köpüğün olması lazım. Şimdi bir kenarda bekle... 2015-02-02 12:59:00
yazının devamı

Mıhlama Nasıl Yapılır?

Mıhlama kuymak olarak da bilinir. Karadeniz yöresine özgü bir tariftir. Mıhlamayı mısır unu kullanarak da yapabilirsiniz. Mıhlamanın Çamlıhemşin’de özel bir peyniri bile vardır. Fakat güzel mıhlama yapmak için Çamlıhemşin’e kadar gitmenize gerek yok. Kaliteli taze kaşardan da gayet güzel mıhlama oluyor. Taze kaşarı doğrayalım ve derince bir kaba koyup üzerine kaynar su dökelim. Diğer tarafta sahanda bolca tereyağı eritelim. Tereyağını eritirken yağı sürekli karıştırmayı ihmal etmeyin. Köpüğü incelip yağ hafifçe kızarmalıdır. Bu şekilde tereyağının kokusu iyice ortaya çıkar ve daha çok lezzetli olur. Yağı uygun şekilde erittikten sonra suyu süzülen peynirleri sahana ekleyelim. Sahanın altını kısalım. Kısık ateşte ara sıra karıştırarak peynirlerin tamamen erimesini sağlayalım. Peynir tuzsuz ise biraz tuz katabilirsiniz. Peynir tamamen eridiğinde sahanın altını tam açalım ve biraz daha peynirlerin altının kızarmasını sağlayalım. Sahanında servis yapın ki lezzeti kaybolmasın. Ekmek bana bana afiyetle yiyin.... 2015-02-01 12:59:00
yazının devamı

Mezeler

Meze ağzımızı sulandıran, yemekler gelmeden önce gözümüzü doyuran en sevdiğimiz başlangıçlar değil mi? Porsiyonu küçük ama yarattığı etki büyük oluyor mezelerin. Çoğumuzun yemekten aldığı zevk mezelerle başlar. Mezeler aynı zamanda meyhane kültürünün temelidir. Meyhanelerde önce soğuklar, sohbetin en koyu yerinde de içimizi ısıtan sıcaklar gelir masaya. Zeytinyağı, peynir, kavun, barbunya pilaki... Bunların hepsi birer mezedir. Mezelerin bir özelliği de altlık görevi görmesidir yani yemeğe başlamadan önce midenizi yumuşak tutar. Lakerda, uskumru gibi balık mezeleri; falafel, salata, turşu, kuru et, peynir çeşitleri; kurutulmuş sebze, tuzlanmış balık ve konservelerle hazırlanmış mezeler… Meze kültürü oldukça zengindir. Meze sözcüğü İranlıların kullandığı "lezzet" anlamına gelen “maza” kelimesinden dilimize geçmiştir. Ülkemizde ve Ortadoğu’da meze olarak anılırken İtalya’da antipasta, Fransa’da ordövr, İspanya’da tapas olarak bilinir. Mezeleri tam olarak kimin bulduğu belli olmamakla birlikte zeytinyağını ilk Lübnanlıların kullandığı varsayılır. Mezeler hakkında dikkat etmeniz gereken kurallar: Hızlı yenmemelidir. Mezeler hafif olmalıdır. Sofrada uzun süre kalmaları gerekir. Bu sebeple oda sıcaklığında bekleyebilen yiyeceklerden hazırlanmalıdır. Havyar gibi daha soğuk yenilenler ise hemen tüketilmelidir. Meze yapımında mevsimine göre taze bulunan sebzeler kullanılmalıdır. Gelelim şarap mezelerine... Sosunda sirke bulunan salatalar, enginar, çok salçalı domatesli soslarla şarap içilmez. İçilse de keyif vermez. Füme lezzetlerin yanına meşeli ve kuvvetli kırmızı şaraplar (Boğazkere, Shiraz, Zinfandel gibi) veya hafif tatlı şaraplar (Riesling, Gewurztraminer gibi) uyum sağlar. Mezelerin vazgeçilmezi yaprak sarmanın yanında meyvemsi bir roze g... 2015-01-24 12:59:00
yazının devamı

Anadolu’dan “İyi” Gelecek Organik Lezzetler “Raya”da Buluştu!

Ünlü, genç ve kariyer sahibi bir isim… Türk sinemasının kraliçesi Hülya Koçyiğit’in torunu, Gülşah ve Ender Alkoçlar’ın kızı, organik gıda sektörünün genç isimlerinden Neslişah Alkoçlar ile organik beslenme ve Raya üzerine lezzetli bir sohbet gerçekleştirdik.   Neslişah Alkoçlar’ın yarattığı, hayata ve yeni nesillere doğallıkla dokunan “Raya Organik”; iyi, temiz, sağlıklı ve sertifikalı lezzetleriyle organik beslenmenin parlayan yeni yıldızı… “Temiz toprak koşullarında yetişmeyen, kimyasal atıkların karıştığı sulama alanlarında üretilen hormonlu ve GDO’lu ürünler çevremizi kuşatmış durumda...” sözleriyle gelecek nesilleri bekleyen tehlikeye dikkat çeken Neslişah Alkoçlar, Raya’nın doğuşunu şöyle anlatıyor. Son yıllarda bilinçlenen ve sağlıklı yaşamaya özen gösteren tüketiciler özellikle tükettikleri gıdaların yetiştirme koşullarını sorgulamaya ve organik yaşamı benimsemeye başladılar. İşte bu noktada insanların yaşamlarına sağlık katmak amacıyla hayat bulan Raya Organik, organik beslenme bilincini geliştiren ve daha az kirlenen bir dünyaya katkı sağlama yaklaşımı ile fark yaratıyor. 2012 yılında Raya Organik’i, “doğal yaşam çizgisi’’ sloganı ile kurduklarını hatırlatan Alkoçlar, şimdi 80’den fazla ülkede faaliyet gösteren bir marka olduklarını dile getiriyor. Türkiye’nin organik sertifikalı bahçelerinde yetiştirilen, kahvaltılıklar, salça ve soslar, bakliyatlar, tavuk ve yumurta ürünleri, mevsiminde meyve ve sebzeler başta olmak üzere 100’e yakın ürün çeşitliliğine sahip olduklarını ekliyor. Ürünlerinin tamamı suni gübre ve diğer toksit maddeler kullanılmadan yetiştiriliyor ve yüksek miktarda C vitamini, kalsiyum ve magnezyum içeriyorlar. Kanserle savaşan antioksidanlar açısından da oldukça zengin mineralleri bünyelerinde barınd... 2015-01-24 12:56:00
yazının devamı

Karaköy ve Lezzetler

Günü gecesi belli olmayan ve zamanın akışında sürekli devran eden İstanbul’un, yeni tat’ları da bu akış içerisinde devran oluyor. Değişimi içindeki büyüleyici yapısında barındıran İstanbul’un, eski semtleri de bir bir bu akış içerisinde yenileniyor. Tarihi Bizans’a kadar dayanan liman semti Karaköy ise son yıllarda kendini yeniden feth etmiş bir halde. Bir liman semtinin, bankalar ve iş merkezleri olarak anılması artık geride kaldı… İstanbul’un yeni tadım noktası Karaköy… Karaköy’ün kendini yeniden feth etmeye başlamasıyla birlikte bölgeye pek çok cafe ve restoran açıldı. Cafeleri, sanat merkezleri ve galeriler takip etti. Bugün, her biri tarihi eser niteliğindeki binaların altında açılan mekanların; kaldırımlara uzanan masalarıyla bambaşka bir Karaköy yarattığını görüyoruz. Karaköy artık İstanbul’un yeni tadım noktalarını içine almış durumda. Mekanların ambiyansları ise eskiyle yeniyi yine aynı şekilde harmanlıyor. Bir yerde Karaköy Güllüoğlu’nu da, Namlı Gurme’yi de görüyorsunuz. Biraz ilerleyince başka bir yerde kuruvasan tadıyor ya da dünya mutfağını deneyimleyebiliyorsunuz. Türk ve dünya çay çeşitlerini tatmak istiyorsanız Dem Cafe’yle tanışıyorsunuz. Görüyorsunuz ki kültürel zenginliğini günümüze de harmanlayarak taşıyor Karaköy… Şehrin eski semtlerini keşfetmek için bugünlerde Karaköy en iyi seçimlerden biri. Yalnız biz size yürüyerek keşfetmenizi, liman boyunca tarihi binaları resimlemenizi öneririz. Sabah kahvaltısından öğlen ve akşam yemeğine, arada galerilere uğrayarak akşam üstü sakin bir kahve keyfi için Karaköy ideal bir açık hava mekanı. Biz sizler için bazı tadım noktalarını keşfettik. Belki keşif yaparken uğramak istersiniz. Gran Karaköy Karaköy’ün sokaklarında asma yapraklarının altında soluklanmak istiyorsanız, Gran Karaköy ... 2015-01-24 12:55:00
yazının devamı

Rotamız Suriçi

Safa Meyhanesi İstanbul / Fatih / İmrahor İlyasbey Cad. No. 121 Yedikule İstanbul Tel: 2125855594 Tarihi semtin güzide meyhanesi Safa, 1948’den bu yana varlığını sürdürüyor. 110 yıllık anason kokusu, yüksek ahşap tavanı, duvarlardaki büyük gömme vitrinleri, ilk yapıldığından beri kullanılan havalandırma sistemi ve yağlı boya tablolarıyla zamana bir yolculuk adeta Safa. Mezeleri tamamen kendi mutfaklarının ürünü, zeytinyağları ve peynirleri yarım asırdır aynı yerden. Tam bir meyhane klasiği. Ali Haydar İkinci Bahar İstanbul / Fatih / Samatya Gümüş Yüksük Sok. No:6, Samatya Tel: 212 5842162 TV dizisi “İkinci Bahar” içinSamatya’nın kalbindekurulan Ali Haydar İkinci Bahar, 1998’den beri hizmet veriyor. Köpoğlu mancası, maş piyazı ve “Hanım’ın Mezesi” buranın ünlü lezzetleri. Duvarları süsleyen Türkan Şoray ve Şener Şen fotoğrafları buranın ayrılmaz parçaları olmuş artık. Forsa Balık Restaurant İstanbul / Fatih / Samatya Akıncı Sk. No:2/A Samatya-İstanbul Tel: 212 5867070 Cep: 533 9617677 Samatya Meydanı’nın merkezinde dört katlı bir binada hizmet veren Forsa Balık, Samatya havasını en iyi yansıtan deniz manzaralı ahşap teraslı bir mekan. Çocuklu aileler için çocuk odası mevcut. Forsa’da levrek sarma, tuzda balık, fener kavurma, kırlangıç buğulama ve kurutulmuş domates sosuyla hazırlanan “levengi”,  lagos lokumu, lakerda, safran soslu jumbo karides, krep sarma, fava, girit ezmesi gibi birçok özel tatlar mevcut. Günbilir Balık Restaurant İstanbul / Fatih / Samatya Eski Kullukçu Sokak No:18, Fatih Tel: 212 5292645 Cep: 535 9630584 “Varujan Usta’nın Yeri” olarak da bilinen mekân, aslında uzun yıllar Almanya'da yaşayan Varujan Usta'nın bizzat kendi evini meyhaneye dönüştürmesiyle oluşmuş. Tavanı kaplayan balık ağları, duvarl... 2015-01-24 12:54:00
yazının devamı

Tatlı Bir Dünya

Heybeliada’da fayton yolu üzerinde küçük bir reçel dükkanı “Evden”. Emine Yılmaz’ın tamamen organik ve doğal malzemelerden hazırladığı reçelleriyle 7 yıldır lezzet severlere hizmet verdiği şahane reçel evi. Evden’in tamamen doğal ve organik malzemelerle hazırlanan reçelleri, “Evden Reçel” isimli Facebook sayfasında takipçileriyle buluşuyor. Evden’in sadece Türkiye’den değil yurtdışından da müdavimleri var. Heybeli’ye gelemeyenler için ada dışına kargo hizmetleri bulunuyor. Bu güzel lezzetlerin fiyatlarına gelecek olursak reçellerin fiyatları yapım aşamasına, en çok da kullanılan malzemelerin fiyatına göre değişiyor. Malzemelerle denemeler yapmayı ve yeni tatlar üretmeyi çok seven Emine Hanım’ın çilek, vişne gibi reçel klasiklerinin dışında mimoza reçeli, kuruyemişli incir reçeli gibi formülü tamamen ona ait olan orijinal reçelleri de var. En favori reçeli ise Acı Biber Reçeli. Bu reçel, sevenin bir daha vazgeçemediği bir sos gibi. Sizin de yolunuz Heybeliada’ya düşerse Evden’e uğramayı sakın unutmayın. Bu reçeller koklamaya ve tatmaya değer. ... 2015-01-24 12:53:00
yazının devamı

Yoğurdu Yeniden Keşfedin

Mayalaması kolay ama faydaları sayısız, vücutta kendi kendine sindirilen tek gıdadır yoğurt. Mayalamasını hemen hepimiz bilsek de, ya sağlıklı açık süt bulmakta zorluk çektiğimiz için ya da vakit bulamadığımız için evde yapmaktan çekiniriz. Çoğumuz anne olduğumuzda çocuklarımız için ev yapımı yoğurda geçeriz. Gerçekten kaliteli bir çiftlik sütü temin edebiliyorsanız çok sulanmayan tam kıvamında bir yoğurt mayalayabilirsiniz. Malzemeler: 1 litre günlük süt 1 çorba kaşığı yoğurt Hazırlanışı: Sütü çelik tencerede kaynatın. Kaynatma sırasında 5-10 dk sütü karıştırın. Süt kaynadıktan sonra altını kısın ve 15-20 dk kısık ateşte, kaynamadan sıcaklığını koruyarak pişirmeye devam edin. Kaynattığınız sütü mayalamak istediğiniz kaba aktarın. Kaynatıp ılınmaya bıraktığınız sütü mayalama ısısı için sık sık kontrol edin. Süte parmağınızı sokup 7'ye kadar saydığınızda eliniz sütün ısısına dayanıyorsa maya için uygun sıcaklıkta demektir. Bir kasede birkaç yemek kaşığı ılık sütle (maya için hazırladığınız sütten alabilirsiniz) karıştırdığınız oda ısısındaki yoğurdu, süte katın ve karıştırın. Mayalanan sütün üzerini bir süzgeçle örtün (süzgeç, sütün hava almasını sağlayarak sulanmasını önleyecek). Mayaladığınız sütün sıcaklığını koruması için kalın bir örtü ile etrafını ve üzerini iyice sarın. Beş-altı saat sonra açın ve buzdolabına kaldırın. Buzdolabında en az 5-6 saat mümkünse bir gün dinlendirdikten sonra servis edebilirsiniz. Buzdolabında bekletme süresi ne kadar uzatılırsa kıvamı o kadar iyi olur. Mayalayacağınız kabı, üstünü saracağınız örtünün üzerine yerleştirin, hem mayaladıktan sonra örtünün kenarları ile etrafını ve üstünü kolayca örtersiniz, hem de ısısını daha iyi korumuş olurs... 2015-01-24 12:52:00
yazının devamı

Ne Yediğimi Biliyorum

Tennessee State Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, buzdolabındaki en kirli bölümün sebze çekmecesi olduğunu ortaya koymaktadır. Marketin taze gıda reyonundan alınıp eve getirilen sıradan bir kıvırcığın her gramında 2 milyon bakteri, mantar, küf ve muhtelif mikroplar bulunuyor. Kabuğu yenilebilen elma, domates, biber gibi sebze ve meyveler akan suyun altında 30-60 saniye gerekiyorsa bir fırça yardımıyla temizlenmelidir. Kavun, portakal, muz gibi kabuğu soyulan sebze ve meyveler de aynı şekilde yıkanmalıdır. Burada kabuktaki çatlaklar önemlidir. Bu bölgedeki bakteriler bıçağa bulaşarak diğer kısımlara rahatlıkla geçebilir. Üzüm gibi meyveler sapı kesildikten sonra bir süzgeç içinde püskürtme başlığı yardımıyla yaklaşık 60 saniye boyunca yıkanmalıdır. Bundan daha kısa süren bir yıkama kirleri temizlemek yerine her yere dağıtır. Yıkama işleminden sonra kâğıt havlu yardımıyla sebze ve meyvelerin fazla suyunu almak kalan mikropları uzaklaştırmak için birebirdir. Ispanak, marul gibi sebzelerin dış yaprakları koparılıp atılmalıdır. Kıvrımı olan sebzeler bir kase içerisinde 1/3 ölçeğinde sirke katılmış suya batırılarak temizlenmelidir. Araştırmalar, sirke kullanımının bakterilerin %98’lik kısmını öldürdüğünü göstermektedir. C vitamini açısından zengin olan sebzeleri suda bekletmek pek uygun değildir. C vitamini suda çözünen bir vitamin olduğu için büyük parçalar halinde suya koymak daha doğrudur. Bitkilerdeki zararlıları yok etmek için kullanılan Pestisit isimli tarım ilaçları yıkama veya kabuk soyma işlemiyle uzaklaştırılamıyor. Çünkü bitki özsuyuna kadar işleyen kimyasal maddeler mevcut. İnsan vücuduna giren bu kimyasallar kronik zehirlenme, kanser, üreme ve anormal doğum gibi ciddi tahribatlara yol açabiliyor. Sadece insan sağlığını tehdit etmiyor; yeraltı su... 2015-01-24 12:51:21
yazının devamı