Daha Sağlıklı Gülüşler İçin

Sağlığımız başta olmak üzere sosyal hayatımızı etkileyen ağız ve diş
sağlığı üzerine Diş Hekimi Kerem Sertgil ile keyifli bir söyleşi
gerçekleştirdik.

Kerem Sertgil İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi mezunu ve tam 24
senedir diş hekimliği yapıyor.

Sn. Sertgil, Fransız Pastör Hastanesi’nin içinde yer alan Doç. Dr. Ahmet
Kurtaran’ın kurduğu Unident Diş Kliniği’nde hekimliğe başlıyor. 4 yıl orada
çalıştıktan sonra kendi kliniğini açıyor.

Ağız ve diş sağlığına dair ne varsa Sn. Sertgil’e sorduk.

1.     
Dişimizi
çürüklerden nasıl koruruz? Diş çürümesinin beslenme ile olan ilişkisi nedir?


Yetişkinlerde genelde maalesef sabah diş fırçalama alışkanlığı ile
karşılaşıyoruz. Oysaki en önemli konu “akşam
yatmadan evvel”
dişlerin fırçalanması. Bu yapılmadığında bakteriler ile
yiyecekleri uzun bir süre ağızda bırakmış oluyoruz. Bakteriler bu
birikintilerden beslenerek asit oluşturuyor bu da dişin minesine zarar veriyor.
Bu şekilde dişler çürümeye başlıyor. Keza gece atıştırmaları, özellikle
çocukların süt içtikten sonra ağızları çalkalamadan uyumaları bu süreci
hızlandırıyor.


Burada dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da özellikle asiditesi yüksek
meyvelerden hemen sonra dişlerin fırçalanmaması.
Çünkü meyvelerden sonra dişin minesinde asitten dolayı yumuşama oluyor. En az
20 dakika tükürüğümüzün bu asidi dengelemesini beklemeli ve sonrasında
dişlerimizi fırçalamalıyız.


Bir diğer yapılan hata da diş macununun diş fırçasına konarak ıslatılması.
Biz genelde hastalarımıza diş sağılığı açısından kuru fırçaya diş macunu
koyarak “ıslatmadan” fırçalamalarını
öneriyoruz. Böylelikle macun köpürmeyeceği için daha uzun bir süre diş
fırçalanabiliyor. Süre olarak genelde minimum 2 dk. fırçalama öneriyoruz.


Dişlerimizi çürüklerden korumak için fırçalama haricinde destekleyici
olarak ağız gargarası ve diş ipi de yapılabilir. Ayrıca diş etinde problemleri
olanlar küçük diş arası fırçaları kullanabilirler.

2.     
Bu
bilgiler ışığında doğru diş fırçalama tekniğinin de diş sağlığına etkisi var
mıdır?


Öncelikle dişlerimizi fırçayı 45 derece açıyla tutarak dişin diş eti ile
birleşim yerinde daireler çizerek fırçalamalıyız. Tüm ağıza bu işlemi
uyguladıktan sonra ikinci aşama olarak fırçayı yukarı aşağı hareket ettirerek
diş aralarını temizlemeliyiz.

Neden böyle temizliyoruz? Çünkü yiyecek kalıntıları diş ile diş etinin
birleştiği yerde ya da diş aralarında birikir. Onları temizleyebilmek için
hafif açılı ve döndürerek sonra da diş aralarını almak için yukarıdan aşağıya
doğru fırçalanmalıdır.

3.     
Dişte oluşan
çürüklerin dolgu olmaksızın tedavisi mümkün mü?


Sorunuzu küçük çocuklar için ayrı yetişkinler için ayrı cevaplamak isterim.

Küçük çocuklarda pedodontist dediğimiz çocuk diş hekimleri var. 10-15
dakikalık florür uygulamaları yaparak bu çürükleri azaltabiliyor veya oluşumunu
engelleyebiliyorlar. Ya da çok hafif mineyi aşındırarak koruyucu dolgu
yapıyorlar. Bunlara “fissür örtücü” diyoruz.

Yetişkinlerde ise genellikle çürüme başladığı an, çok yüzeysel değilse
yapılabilecek bir şey olmuyor. Belirli aralıklarla kontrole gelindiğinde
çürükler çok küçükken yakalanabiliyor. Ancak diş arasındaysa tespit edilemiyor.
Onları röntgenle anlayabiliyoruz. Herkesin kontrol amaçlı panoramik dediğimiz
bir röntgeni olmalı hayatında. (panaromik: tüm dişleri bir arada gösteren
röntgen). Önerimiz düzenli diş kontrollerinin yapılması ve muhakkak bunu
izleyen bir diş hekimi edinilmesi. O zaman hasta bir anda “Ah dişim ağrıdı.”
gibi bir sürprizle karşılaşmıyor.

4.     
Ağız
kokusu neden olur ve tedavisi var mıdır?


Ağız kokusunun belli başlı birkaç sebebi
olabilir. Diş, mide, boğaz bölgesi, hatta bağırsaklar ve yediğimiz gıdalardan
kaynaklanabilir.

Dişler ile ilgili kısmını açıklamak gerekirse büyük çürükler, iltihaplı
dişler, çok fazla diş taşı, yarı gömük 20 yaş dişleri ve kötü ağız hijyeni koku
yapabilir.

5.     
Ağız
içi ve dilde oluşan yaraların sebebi nedir? Tekrarlaması neye bağlıdır?


Aft dediğimiz yaralar ya da ağız içi uçuğu genelde vücut direncimiz
düştüğünde veya gıdalardan yeterli vitamin alamadığımız durumlarda oluşuyor.

Bununla birlikte yorgunluk, uykusuzluk, çok sigara içilmesi ve ağız
hijyenine dikkat edilmemesi de tetikleyici olabiliyor. Bir hafta veya 10 gün
süresince geçmeyen rahatsızlıklarda muhakkak doktora giderek kontrol ettirmek
gerekiyor.

6.      Hamile
bayanların ağız ve diş sağlığında hem kendileri için hem de bebekleri için
özellikle dikkat etmesi gereken şeyler nelerdir?


Hamilelik esnasında çoğunlukla 20 yaş dişi ve diş eti problemleri ile
karşılaşıyoruz. Hamilelik döneminde vücudun hormonal dengesi değiştiği için diş
eti kanamaları veya diş eti büyümesi olabilir. Eğer hamilelik planlanıyor ise
hamile kalınmadan önce diş etleri muhakkak kontrol ettirilmelidir

Hamilelik esnasında meydana gelen sorunlarda tedavi için antibiyotik
alınabilir veya hastaya anestezi uygulanabilir. Tabii hastanın doktoru ile
irtibata geçmek kaydı ile...

Ancak hamilelik başladığından itibaren verilen flor tabletlerinin dozajına
dikkat edilmelidir. Kontrolsüz kullanılır ise bebeğin süt dişlenme döneminde
dişlerde renk değişiklikleri olabilir ta ki süt dişleri dökülene kadar. Ancak
kalıcı dişlerde bir etkisi görülmemektedir.

7.     
Ortodontik
tedavide yaş önemli midir? Ortodontik tedavi kapsamında diş çekilmesini
öneriyor musunuz?


Sadece dişsel bozukluk söz konusu ise kontrollü ortodontik kuvvet
uygulanarak her yaşta yapılabilir.

Ancak kemiksel bir değişiklik söz konusu ise örneğin üst çenenin
genişletilmesi gerekiyor ise ergenlik öncesi tedaviye başlanmalıdır. Yoksa
ileriki yaşlarda cerrahi operasyon gerekebilir.

Çenede dişler için yeterli yer yok ise diş çekilmesi gerekebilir, bunun
herhangi bir sakıncası yoktur.

Bu konu ortodontistlerin uzmanlık alanıdır. Bu tip tedaviler onların
gözetiminde yapılmaktadır.

8.     
Diş implantı
nedir? Bir tedavi yöntemi midir?


Dental implant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak
amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan yapay diş
köküdür. Geleneksel kaplama, köprü ve damak protezlerine göre çok daha güvenli,
fonksiyonel bir alternatif tedavi şeklidir.

Ancak bu uygulama hastanın kemik yapısı ve diş eti uygun ise
yapılabilmektedir. Bunun tespiti için röntgen ve 3 boyutlu tomografilerden
yararlanılmaktadır.

Basit bir tanımlama anlatmak gerekirse; hastanın kemiğine yerleştirilen
implant çoğunlukla bir titanyum vidadır. Hastaya yerleştirilmesini takiben
iyileşme süresine bağlı olarak üzerine kron kaplama veya protez yapılarak
tedavi tamamlanmaktadır.

9.     
Diş
beyazlatma sağlıklı mıdır? En sağlıklı ve hızlı çözüm hangisidir?


Diş beyazlatmanın diş için zararlı bir etkisi yoktur. Genellikle hastalar
kliniklerde tek seferde yapılan beyazlatmaları tercih etmektedirler. Bu
uygulama evde uygulanan beyazlatmalara göre daha hızlı sonuç vermektedir. Bu
süreçte hastalara renkli yiyecek ve içeceklerden uzak durmaları tavsiye
edilmektedir. Beyazlatma sonrası oluşan hassasiyet 1-2 gün içerisinde
geçmektedir.

Evde hastaların dişlerini beyazlatmak için çeşitli tozlar ve maddeler ile
kendilerinin yaptıkları uygulamalarda genellikle diş minelerine zarar
verdikleri görülmektedir. Bu nedenle bizler diş hekimi olarak hastalara
“Oluşmuş lekeyi kendiniz çıkartmaya uğraşmayın bırakın biz çıkartalım, siz
temiz tutmaya çalışın.” diye önermekteyiz.

Diş beyazlatma sürecini şu şekilde anlatabiliriz;

·       
Önce diş
temizliği yapılarak, taşları ve lekeler çıkartılır. Hastanın ağız hijyeni uygun
hale getirilir.

·       
Sonrasında
beyazlatma; beyazlatma jeli ve ışık yardımı ile 1 seansta yaklaşık 15 dakika
süreyle 2 defa uygulanabilir.

·       
Hassasiyeti
alıcı, koruyucu jeller sürülür.

·       
Antibiyotik
renklenmeleri, genetik koyuluklar veya geçirilen hastalıklardan dolayı oluşan
koyuluklar söz konusu ise hastanın evde de beyazlatmaya devam edebilmesi için
özel plaklar verilir ve evde kendisi uygulamaya devam eder.

 

10.  
Gülüş
tasarlama için gelen hastalarınız oluyor mu?


Estetik olarak gülüşümü nasıl düzeltebilirsiniz diye gelen hastalar oluyor.
Bu tip hastalarda örneğin diş etini çok göstererek gülüyorsa belli bir oranda
diş eti yukarı çekilebiliyor, dudak aşağıya indirilebiliyor veya dişler
uzatılıp büyütülebiliyor.

Dr. Kerem Sertgil’e bize değerli vaktini ayırdığı için ve okuyucularımızı
aydınlattığı için çok teşekkür ederiz…

Pratik Bilgiler