Kayıp Şehir Pompei

UNESCO Dünya Mirası olan Roma, diğer tarafta İtalya’nın bir başka yüzü
Napoli…

Campania bölgesinin başkenti olan Napoli, 
karmaşası ve kalabalığı ile dikkat çeken bir liman kenti. Efsaneye göre
bir deniz kızının kurduğu kentin ilk ev sahipleri Yunanlılar. Tarih
sayfalarında farklı zamanlarda Romalılar, Fransızlar ve İspanyolların şehirde
hakimiyet kurduğu görülüyor.

Napoli bölgenin turizm üssü konumunda. Sosyetik tatil cenneti Capri, Procida
ve Ischia adaları… Vezüv yanardağının dibindeki Pompei Antik Kenti... Güzelliği,
tatlı yaşam tarzı ile birer limon cenneti olan Amalfi kıyıları…

Pompei’nin sokaklarında gezerken burada yaşanan felakete adeta tanık
oluyorsunuz. MS 79’da Vezüv yanardağının patlamasıyla etrafa yayılan sıcak hava
ve zehirli gazlar Pompei halkını öldürüyor. Patlama sonucunda uçuşan küller
cesetlerin üzerini kaplıyor ve en son lav tabakası bu katmanlar serisini
tamamlıyor.

Büyük felaketten kimse kaçamıyor, oldukları yerde taşlaşıyorlar. Bütün bir
kent bir anda lavların 18-20mt altına gömülüyor. Taşlaşmış köpekler, birbirine
sarılmış gözlerinden o anın dehşeti okunan insanlar, ağlayan çocuklar, hamile
kadınlar... Ürkütücü bir manzara…

Pompei'de duvara yazılı “Sodom” ve “Gomore” yazısı dikkat çekiyor. Bu
yazıyı bölgede yaşayan Yahudi kölelerin yazdığına inanılıyor. Sodom ve Gomore şehirleri
Lut kavminin cinsel yaşamlarındaki çarpıklıklardan dolayı Tanrı tarafından,
yangınlı büyük bir felaketle yok ediliyor. Tarihteki ilk genelevin de Pompei’de
olduğu söyleniyor. Taştan bir oda, duvarlarında kadın ve erkeği farklı
biçimlerde ilişkiye girerken gösteren çizimler…

Pompei’deki heykellerin çoğu imitasyon, orijinallerinin Napoli Arkeoloji
müzesinde olduğu biliniyor. Müze Salı günleri kapalı. Ayrıca bazı parçaları
görmek için randevu alınması gerektiği söyleniyor.

Zenginlik ve yokluğun bir arada olduğu bir yer Napoli. Yerel halkın yoksul
olduğu şehirde suç işleme oranları oldukça yüksek. Dünyaca ünlü markaların ışıldayan
vitrinlerinin yer aldığı, modanın kalbi olan İtalya’dan çok uzak burası. Şehrin
çok temiz olduğu söylenemez. Binalar arasına asılmış çamaşırlar cabası.

Napoli Katedralinin azizi San Gennaro hakkında ilginç bir inanış var
şehirde. Yılda üç kez ve her sene aynı tarihlerde olmak üzere azizin tüplerde
saklanan kanının sulandığına inanılıyor. Kanın sulanması o yılın iyi geçeceğine
işaret.

Ünlü İtalyan mafyası Camorra, oldukça güçlü kentte. Güneye indikçe
sokaklarda hoş bir rahatlık göze batıyor. Tabi mafya filmlerinden fırlamış gibi
duran yakışıklı İtalyan erkeklerini unutmayalım.

Napoli’nin tadılması gereken lezzetlerinin başında Napolitan Pizzası
geliyor. En lezzetli pizzayı Napoli halkı tarafından işletilen ufak ve sevimli
kafelerde yiyebilirsiniz. Enfes soslar eşliğinde makarna çeşitleri, tatlı ve
kahveler Napoli’yi keşfedilmeye değer kılıyor. Limoncello denilen bir meyve
likörü de oldukça yaygın. 

Pompei’nin turizm zenginliğine kayıtsız kalamayan turist sayısı yılda
ortalama 3 milyon. Vezüv’ün patlayarak Napoli’yi yok etme ihtimali Napolili
insanlar kadar burayı ziyaret eden insanları da düşündürüyor. Vezüv’ün yirmi
beş senede bir patlaması gerekirken 1944’ten sonra hiçbir patlama
gerçekleşmemesi Pompei hikâyesini hatırlatıyor. Acaba ne zaman?

Nerede ne yenir?


  • En iyi pizzaları
    Da Michele ve Di Matteo’da

  • Napoli mutfağının
    seçkin örneklerini La Stanza del Gusto ile La Vecchia Cantina ya da Caruso
    Hotel’in restoranında

  • Dondurmayı
    Margellina’da bulunan Remygelo ile Piazza Carita’daki Gelateria Azzurra’da

  • Tatlıları ise
    Via Porta Medina alla Pignasecca’da yer alan, 1903’ten kalma Pasticceria
    Scaturchio’da yiyebilirsiniz.

Pratik Bilgiler