Makaronlar Artık Fransız Değil

Rengarenk Makaronlar Artık Fransız Değil
Makaron; hamurunda toz badem olan, 1800’lerden günümüze Fransızlar tarafından taşınan, dışı gevrek içi yumuşak sofistike bir tatlı. İlk kez Venedikliler tarafından yapıldığı söylenen makaron yapılışı ve sunuş şekli ile farklı. Özenle hazırlanıyor; kreması, reçeli ve aromaları elde tek tek dolduruluyor. Kutu tasarımları çok özel ve sadece Paris konseptinde. Türkler daha çok karamel ve çikolata gibi klasikleri seviyor. Makaronların çay ve kahvenin yanı sıra şampanya ile eşsiz uyumu da inanılmaz.
Makaronlar sadece dayanılmaz lezzetleri için değil hediye alternatifi olarak da tercih ediliyor. Ladurée’nin farkı özel tasarlanmış kutularında ve tadında. Bu kutular başlı başına bir hediye. Kutuları saklayıp başka amaçlarr için kullanmak mümkün.
1862'de kurulan Paris’in efsane makaroncusu Ladurée ilk İstanbul şubesini Bebek'te açtı. İkinci şubesini İstinye Park'ta açan Ladurée ilk görünüşte mini minnacık bir dükkân ve önünde dört tane ufak masadan oluşan bir cafeyi andırıyor. Etrafa yaydığı Paris esintileri ile ilgi odağı olan mekânda makaronun yanı sıra şampanya, mum, kitap, çanta ve reçel gibi çeşitli ürünler hoş bir sinerji oluşturuyor.
Makaron; Divan, Baylan, Beyaz Fırın ve Klemantin gibi pastanelerde Ladurée 'yi aratmayan lezzette ve daha uygun fiyata satılıyor. Bayram ve yılbaşı hediyeliği, bebek çikolatası ve nikah şekeri olarak kullanılıyor. Yemek kurslarında makaron yapım dersleri veriliyor.
2003’ten beri makaron üreten Beyaz Fırın’da bebek hediyesi konseptli olan pembe ve maviler kendileriyle uyumlu özel kutuları ile dikkat çekiyor. 42 makaronluk bu kutuların dışında turuncu renkteki halka kutular da dikkat çekici. Kutuya karar verdikten sonra sıra içini doldurmaya geliyor. Vanilya, çikolata, karamel gibi standart tatların yanı sıra kestane ve menekşe gibi sıra dışı tatlar var. Dilerseniz 6’lı kutudan alabilirsiniz.
İstanbul Çiftehavuzlar’da 2008’den beri açık olan Klemantin’in, sadece sipariş üzerine ürettiği makaronlar gülsuyundan krem peynir-paprikaya, tiramisudan enginara kadar istediğiniz her çeşitte olabiliyor.
Divan Pastanesi’nde, Fransa’da eğitim görmüş Türk ve Belçikalı şefler tarafından üretilen makaronlar 2005’ten beri var. Sekiz çeşit makaron arasında en dikkat çekenleri geleneksel Türk tatlarından esinlenilerek yapılanlar; fıstık, gül ve Türk kahvesi. Günlük tüketim ve hediyelik olmak üzere iki çeşit kutu bulunuyor. Fiyatlar ağırlığa göre belirleniyor.
87 yıllık geçmişiyle İstanbul’un en eski pastanelerinden olan Baylan, özel reçetesiyle 10 yıldır makaron üretiyor. Sekiz çeşit makaron bulunan pastanede makaron kutuları tasarımcı Yeşim Bakırküre’nin imzasını taşıyor.
Makaronun ülkemizdeki öyküsünü sizlerle paylaştıktan sonra dünyadakine göz atalım.
Catherine de Medici’nin, dönemin Fransa Kralı II. Henry ile evlenmesiyle makaron Fransa’ya geliyor. Makaron bugünkü halini 1930’da Ernest Laduree’nin kuzeni Pierre Desfontaines ile kazanıyor. Desfontaines makaron kabuklarını çikolata ve kremadan oluşan ganaş denilen bir sosla birleştiriyor. Bu adın çıkışı çok ilginç. Desfontaines’in yardımcısı yanlışlıkla sıcak kremayı çikolatanın üzerine dökünce ustası ona sersem anlamına gelen ganache diye fırça atıyor. Ama sonrasında bu sersemlikten hiç de fena olmayan bir çikolata sos doğuyor. Ganaş sos, soğudukça katılaşıyor. İçi ağızda eriyen, dışı kıtır kıtır bu küçük ve yuvarlak kremalı kurabiye her sabah Desfontaines’in kuzeni Ladurée’nin, pastanesinde üretilmeye başlanır.
Ladurée’nin kurucusu Ernest Ladurée 1862’de Paris’in 8. Bölgesi- Rue Royal’de bir fırın açar. Kısa süre sonra yanan fırınını eşiyle birlikte pastaneye dönüştürür. O yılların en ünlü afiş sanatçılarından Jules Cheret pastaneye yeni bir görünüm verir. Duvara tombul yanaklı meleklerden oluşan kabartmalar koyar. Bu süsler zamanla pastane ile özdeşleşir. Ladurée yeşilin en güzel tonuyla o yıllarda tanışır.

Ernest Laduree’nin eşi Jeanne Souchard, Parisli kadınların kafelere gitmesinin hoş karşılanmadığı bu dönemde kafe ve pastane anlayışını bir araya getirerek kadınların, Ladurée’de tek başına zaman geçirebilmelerini sağlar. Ladurée artık Avrupa’nın ilk çay salonudur.
Tadına doyulmaz farklı lezzeti ile kısa sürede Parislilerin aklında yer eden makaron yavaş yavaş dünyaya yayılır. Fransa’da ve dünya genelinde 51 şubesi olan Ladurée’nin diğerlerinden farkı makaronların hala el ile yapılmaları.
Ladurée’de makaron günlük yapılır. Lezzetinin oturması için vitrine konmadan 48 saat bekletilir. Birkaç gün içerisinde tüketilmesi gereken bu tatlı çok dayanıksızdır.
1993’te PAUL fırınlarının sahibi Holder Ailesi Ladurée’den çok etkilenir ve markayı satın alır. Bugün Ladurée’nin başkanı olan David Holder ve babası Francis Holder Ladurée’yi büyütmeyi hedefler. İlk olarak Champs Elysee’de Ladurée’nin bir şubesini açarlar. Paris’e gelen turistlerin mutlaka uğradıkları bu mağaza günümüzde 3 binden fazla ziyaretçi çekiyor. Londra, Monako, Tokyo, Cenevre, Lozan gibi dünyanın en önemli şehirlerinde de şubesi olan Ladurée üç farklı konseptte hizmet veriyor hem pastane, hem çay salonu hem de restoran.

Makaronları kendisi denemek isteyenler için tarifimiz burada:
Malzemeler:
Hamuru:
- 100 gram ince toz şeker
- 60 gram ince çekilmiş badem
- 2 Yumurta akı
- 4 Çorba kaşığı normal toz şeker
Çikolata kreması:
- 100 gram bitter çikolata
- 1 çay bardağı krema
- 25 gram tereyağı
Fıstıklı krema:
- 50 gram Antep fıstığı
- 1 Su bardağı şeker
- 80 gram tereyağı
- 1 paket vanilya
Portakallı krema:
- 80 gr tereyağı
- 1 Çay bardağı portakal suyu
- 2 Çay bardağı şeker
- 3 Yumurta sarısı
- 2 Çorba kaşığı nişasta
Yapılışı:
İnce çekilmiş olan şekerleri ve bademi mutfak robotuna atıp ince un kıvamına getiriyoruz. Arada robotu durdurarak ellerimizle karıştıralım.
Yumurta aklarını mikserde köpürene kadar çırpıyoruz. Mikserin gücünü artırarak 4 çorba kaşığı şekeri toplam 2-3 dakikada parça parça ekleyerek karıştırıyoruz.
Bademli karışımı eleyerek kalın kalan parçacıkları ayıklıyoruz. Yarısını önceden hazırladığınız yumurta akını karışıma ilave ediyoruz. Bir kaşıkla hafiften karıştırıyoruz. Daha sonra bademin diğer yarısını karışıma ekleyerek pürüzsüz ve tek bir renk hamur oluncaya kadar tekrardan karıştırıyoruz.
Hamuru sıkma torbasına aktarıyoruz. Yaklaşık 2 cm çapında dairesel hareketlerle yağlı kağıt serili fırın tepsisine aralıklı olarak sıkıyoruz. Birinci tepsiyi 180 derece ısıtılmış fırının orta rafında 10 dakika pişiriyoruz. Fırından çıkarıp ikinci tepsideki makaronları da aynı şekilde pişiriyoruz. Pişen makaronları soğuması için bekletiyoruz.
Tepsiden özenle çıkarıp iki makaron arasına istediğiniz kremayı sürüyoruz. Tost şeklinde kapatıp kapaklı bisküvi kutusuna aktarıyoruz.
Çikolatalı Krema: Çikolatalı krema için ince kıyılmış bitter çikolata ve tereyağını iyice eritin. Kremayı ekleyip karıştırın. Soğumaya bırakın. Makaronların arasına çikolatalı karışımdan sürün. Bir gün buzdolabında beklettikten sonra servise hazır.
Fıstıklı Krema: Antep fıstığı ile ince çekilmiş toz şekeri mutfak robotunda un kıvamına getiriyoruz. Daha sonra vanilyayı ve tereyağını ilave ederek bir kaşıkla krem haline gelinceye kadar karıştırıyoruz. Karışımı buzdolabına alıp yaklaşık 1 saat kadar bekletiyoruz.
Portakallı Krema: Portakalın kabuğunu ince rendede rendeliyoruz. Bütün malzemeyi bir tencereye alarak kısık ateşte muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişiriyoruz. Daha sonra ocaktan alarak soğumaya bırakıyoruz.
Afiyet olsun…

Pratik Bilgiler