Sofra Adabı

Sofra Adabı
Akşam yemeği davetleri çoğu zaman saat 19:00-19:30 arasında başlar. Davetin yapılacağı oda iyice aydınlatılmalı ve havalandırılmalıdır. Işıkların yakılması ve misafirlerin toplanmasıyla odanın ısısı kendiliğinden artacaktır.
Sofrada rahat hareket için sofra genişçe olmalı ve misafirler arasında 30-40 santimetrelik bir açıklık bulunmalı, misafirlerin her birine 60-75 santimetrelik bir yer ayrılmalıdır.
Masa örtüsü ütülü olmalı ve üzerinde katlama çizgisi olmamalıdır. Asıl sofra örtüsünün altına yumuşak bir örtü serilirse hem tabaklar sert bir yüzeye çarpıp zedelenmez hem de gürültü oluşmaz.
Soğuk yemek soğuk tabakta, sıcak yemek ısıtılmış tabakta servis edilmelidir.
En altta bulunan servis tabağı masanın başlangıcından 1 – 1,5 cm uzağa yerleştirilmelidir.
Tabağın tam orta çizgisi, sandalyenin tam ortasına gelecek şekilde konumlandırılmalıdır.
Sandalyeler masaya iyice yapıştırılmamalıdır. Sandalyenin sırtı masadan yaklaşık 40 cm uzakta olmalıdır.
Yemek servisi sırası:
• Çorba
• Ara sıcak servisi
• Börek
• Ana yemek
• Balık
• Tatlı
• Meyve
• Çay – kahve
Katılma sözü verilen bir ziyafete mutlaka katılmak gerekir. Ziyafetlere bildirilen saatten on dakika önce gidilir. Çok erken gitmek, ev sahibini zor durumda bırakabileceği gibi, çok gecikmek de saygısızlık olur. Davete yüksek mevki sahipleri ve aile büyükleri en son gelirler.

Sandalyede dik pozisyonda, kol ve dirsekler sofraya dayanmadan oturulur. Dirseklerin fazla açılması yandakini rahatsız edebilir.
İki el birden masa altında olmamalıdır. İki elin de yukarıda olması tercih edilir.
Masadaki yiyecekleri uzatırken, önce sağdakine verilir. Kişi kendi almadan önce başkasına uzatmalıdır.
Masada kaçınılması gereken davranışlar:
Cep telefonu, anahtarlık vb. yemek masasının üzerine koyulmamalıdır.
Çatal-bıçak sağdan sola, soldan sağa aktarılmamalıdır.
Konuşurken çatal bıçak havada sallanmamalıdır.
Ağızda lokma varken konuşulmamalıdır.
Ağzı şapırtdatmaktan, çorbayı höpürdetmekten, çubuk makarnayı çekerek yemekten kaçınılmalıdır.
Masada aksırıp sümkürmek, dişleri kürdanla karıştırmak hoş karşılanan davranışlar değildir.
Sandalyeyi sallayıp gıcırdatmak sofranın ahengini bozabilir.
Peçete kullanımı:
Peçete, tam açılmadan uzunlamasına katlı olarak diz üzerine serilir. Göğse takılmaz, yeleğe geçirilmez, tabak altına serilmez. İkiye katlanan peçetenin açık uçları kişiye bakmalıdır.
Çatal ve bıçak asla peçete ile silinmemelidir.
Peçete ile ağız silinmemelidir, sadece dokundurarak temizlenmeli ve kurulanmalıdır. Kullandıktan sonra peçeteye bakılmamalıdır.
Yemek bittikten sonra peçete toplanıp servis tabağının sağına öylece bırakılır; buruşturulmaz ve tabağın içine atılmaz.
Masadan kısa süreli ayrılmalarda peçete sandalyeye bırakılır.
Tuzluk ve biberlik kullanımı:
Çok delikli olan tuz, tek delikli olan karabiberdir.
Tadına bakmadan önce yemeğe tuz ya da biber eklenmez.
Eğer tuz, biber ve diğer baharatlar açıkta ise kaşığın ucuyla alınır. Tuz hiçbir zaman parmakla alınmaz.
Uzakça bir yerde bulunan bir tuzluğa uzanılmaz. Komşulardan uzatmaları rica edilir. Tuzluk ve diğer istenen malzemeler elden ele verilmez, diğer kişinin uzanabileceği yere bırakılır.
Çatal, kaşık, bıçak kullanımı:
Bıçak ağza sürülmemelidir. Bıçak ile tuz vb. alınmamalıdır.
Çatal, kaşık ve bıçak peçete ile silinmemelidir. Bıçak ekmeğe sürülerek temizlenmez.
Büyük çatal-bıçak ana yemek içindir. Yemek çatalıyla tatlı yenmemelidir.
Çatal, bıçak ya da kaşık kullanıldıktan sonra masaya asla dokunmaması gerekir. Kullanılmış çatal, bıçak ya da kaşık her zaman tabağın içinde tutulmalıdır.
Çorbayı içerken sapı kişiye dönmüş olarak tabağın içine bırakılmalıdır. Kaşığın kenarına bırakılması, çorba veya kaşıkla yenen bir yemeğin bittiği anlamına gelir.
Yemek esnasında bıçak-çatal ters V şeklinde ya da arası açık olarak paralel bırakılır. Çatal ve bıçağı bu şekilde bırakmak yemeğe halen devam ediliyor demektir. Çatalın ağzının yukarıda, bıçak ile yan yana paralel hale gelmesi de “yemek bitti” demektir.

Pratik Bilgiler