Unutulan Adalılar

Gökçeada, Çanakkale’ye bağlı bir ilçe. Yerleşim ilçe merkezi dışında 10
köye dağılmış durumda. Adaya ulaşım, arabalı feribot ve sadece yayalar için
olan deniz otobüsü ile sağlanıyor. Ada içinde her türlü ulaşım aracı
kullanılıyor.

Gök­çea­da’daki Rum köy­le­ri geçmişi
yüz­yıl­lar ön­ce­si­ne da­ya­nan yer­le­şim yer­le­ri. Gök­çea­da’nın ruhunu an­la­mak
için mut­la­ka ge­zil­me­si ge­re­ken yer­ler.


Gökçeada eski adıyla İmroz, Rum halkının yüzyıllardır yaşam sürdüğü bir
ada. Günümüzde yaz-kış yaşayan Rum nüfusunun çoğu yaşlı ve sayı olarak 300
civarında. Dün­ya­nın dört bir ya­nı­ndan ya­zın köyle­ri­ni zi­ya­rete
gelenler sayesinde köy­le­r bi­raz ol­sun can­lanıyor. 

Vaktinde kor­san sal­dı­rı­la­rın­dan ko­run­mak için yük­sek te­pe­le­re
ve de­niz­den uzak böl­ge­le­re ku­rulan bu köy­le­ri­n man­za­ra­la­rı çok etkileyici.

Bu köylerde res­to­ran, ka­fe ve ko­nak­la­ma te­sis­le­ri bu­lu­nu­yor. Rum
köy­le­rin­de­ki res­to­ran ve ka­fe­ler, gü­zel man­za­ra­la­rı ve nos­tal­jik
or­tam­la­rı ile oldukça ke­yif­li yer­ler. 

Rum köy­le­ri, özel­lik­le fo­toğ­raf ­se­ver­lere ara so­kak­la­r­da do­laş­tık­ça
birçok hoş de­tay­ sunuyor. Merkez­den kal­kan minibüslerle Rum köy­le­ri­nin
ço­ğu­na ula­şı­la­bi­li­yor.

Adada zeytincilik çok eskiye dayanan bir uğraş. Adada 300-400senelik zeytin
ağaçları görebiliyorsunuz. Son yıllarda organik tarıma geçişle adada üretilen
zeytinyağının lezzetine bir de doğallığı eklenmiş.

Gökçeada rüzgarlı iklimi ve kendine özgü coğrafik yapısı ile dünyanın önde
gelen sörf merkezlerinden biri olmaya aday. Özellikle Bulgar sörfçüler
sayesinde burada sörf ortamı canlanıyor. Wind surf ve kite surf'e yeni
başlayanlar için ilkbahar aylarında özellikle Tuz Gölü ideal bir ortam sunuyor.

Adada turizm henüz gelişiyor. Yaygın olarak ev pansiyonculuğu yapılıyor.
2-3 butik otel ve resort otel bulunan ada konaklama olarak oldukça uygun. Gökçeada
rüz­gar ne ka­dar sert eser­se es­sin de­ni­ze gi­rilebilen sakin koya sahip.

Te­pe­köy Çınaraltı’na gi­der­ken kö­ye girmeyip sağ­dan de­vam eder­se­niz
ta­ri­hi bir çı­nar ağa­cı­nın ol­du­ğu pik­nik ala­nı­na ula­şır­sı­nız. Bir
te­pe üze­ri­ne ku­ru­lu ol­du­ğu için sı­cak yaz gün­le­rin­de bi­le keyifle va­kit
ge­çi­re­bi­le­ce­ği­niz, cezbedici bir yer bu­ra­sı.625 ya­şın­da­ki çı­nar
ağa­cı­nın ko­ca­man dal­la­rın­dan et­ki­len­me­mek elde de­ğil. Ağa­cın di­bin­de
bir de ta­ri­hi çeş­me bu­lu­nu­yor. Etrafta dolaşan keçilerden hiç korkmanıza
gerek yok. Tek istedikleri yiyecek.

Aydıncık ve Kefalos plajının ortasında yer alan Tuz Gölü, her iki taraftan rüzgarın yığdığı kum seddinin ortasında
oluşmuş bir göl. Göle boşalan bir dere yok, tamamen deniz suyu ve yağmurlarla
oluşuyor. Yazın buharlaşan gölün üstü beyaz tuz tabakasıyla kaplanıyor. Ada
halkı ve kuşlar tuz ihtiyacını bu tuzdan sağlıyor. Gölün üzerinde beyaz tuz
tabakasından yansıyan Dolunay ışığı oldukça mistik  bir görüntü
oluşturuyor. Gölden çıkan siyah çamurun  romatizma, sedef ve kireçlenme gibi
bazı hastalıklara iyi geldiği düşünülüyor. Turistler bu çamuru vücutlarına
sürüyorlar.


Sonbaharda yağmurlarla birlikte su dolmaya başlayan gölü ziyaret eden flamingolar
doğaseverler için kaçırılmayacak bir fırsat. Gökçeada Sualtı Parkı Türkiye'nin ilk sualtı parkı. Kirlenmemiş ve
bozulmamış doğasıyla Gökçeada bir deniz müzesi gibi. Akdeniz ve Karadeniz
arasındaki deniz canlılarının geçiş yolu üzerinde olduğu için ada civarında
zengin balık yatakları bulunuyor. Bölgede yunuslar ve foklar sıkça gözleniyor. Özellikle
yunuslar Çanakkale - Gökçeada arasında sefer yapan feribotlara eşlik ediyorlar. 


Kuzulimanının hemen solundaki Kaşkaval Burnu, Peynir Kayalıkları denilen üst üste dizilmiş peynir kalıplarını
andıran ilginç kaya oluşumlarına sahip. Ancak burası sadece denizden tekne
ile görülebiliyor. Kuzulimanı veya Kaleköy'deki balıkçı tekneleriyle anlaşarak Peynir
Kayalıklarını görebilirsiniz.


Gökçeada Kaya Mezarı adanın güney kısmında yer alıyor. Birbirine
bitişik iki kaya mezarı sanki oraya uzaydan fırlatılmış gibi. Etrafında
herhangi bir eski yerleşim bulunmuyor. Hangi döneme ait olduğuna dair bir
işaret yok. Bu yapı büyük bir kayaya oyulmuş iki mezardan oluşuyor.
Söylenenlere göre mezar kapakları 80 metre ilerisinde bulunmuş.


Polonya'nın Lidzbark Warminski kentinde 23 - 26 Haziran 2011 tarihleri
arasında yapılan 2011 Sakin Şehirler Genel Kurulu'nda, Taraklı, Yenipazar ve
Akyaka şehirleri ile birlikte Gökçeada CittaSlow uluslararası ağına dahil oldu.
Gökçeada dünyanın ilk CittaSlow adası ilan edildi. CittaSlow şehirlerin hangi
alanlarda önemli ve özel olduklarını belirleyip bu özelliklerini korumak için
farklı stratejiler geliştirmeleridir.

Gökçeada’da katılabileceğiniz birçok aktivite bulunuyor. Temmuz ortasında Gökçeada
Şenlikleri, Ağustos ayında Uluslararası Film Şenliği, 15 Ağustos Meryem Ana
Şenlikleri, Gökçeada uçurtma şenlikleri, kabotaj bayramında su sporları
yarışmaları, futbol, plaj voleybolu ve basketbol turnuvaları, müzik konserleri,
televizyon canlı yayın programları ile adaya gelen herkese hitap ediyor.

Bademli'de Dimitri'nin güneş saatli kahvesinde sabah kahvenizi için.
Yanındaki Kabuk Atölyeye uğrayıp el emeği çantaların güzelliğine bakın.

Ada zeytinyağından, yağmur suyundan, keçi sütünden yapılan İmroza
Sabunları'ndan almak için Kaleköy'deki sabun atölyelerine uğrayın. Böylece
köyün en güzel manzaralı bahçesini de görmüş olursunuz.

Gökçeada Mutfağı

Gökçeada mutfağı genelde Ege mutfağının izlerini taşıyor. Deniz ürünleri,
kırmızı et, yabani otlar ve zeytinyağı kullanılan başlıca malzemeler.

Mevsimine göre taze balık çeşitlerinin dışında, karides, ahtapot, ıstakoz, kalamar,
deniz kestanesi ve yengeç deniz ürünlerinin başında geliyor. Zeytinyağında
kızartılan kılıç balığı adaya özgü bir lezzet.

Adanın tepeleri yabani kekikle dolu. Bu kekikle beslenen hayvanların etlerinin
Türkiye'deki en lezzetli etler olduğu söyleyebiliriz. Ayrıca bol kekikle
beslenen arıların kekik balı da adaya özgü.

Cicirya Rumlara özgü bir çeşit peynirli pizza. Özel mayalı hamur
hazırlandıktan sonra üstüne keçi peyniri, nane, kekik ve sütten oluşan harcı
konup fırına atılıyor. Vişinada denilen vişne şerbeti ve yanında
sunulan kuşburnu kurabiyesi yine adaya özgü eski tatlardan. Sakızlı
muhallebi Rum mutfağının olmazsa olmazlarından. Bunların hepsini Zeytinliköy'de
tatmanız mümkün. Ev yapımı mantı, gözleme, çiğ börek, avcı böreği, pide
çeşitleri, döner ise Anadolu'dan gelenlerin adaya kattığı lezzetler. Lezzetli
ada etiyle yapıldıkları için tadına bayılacaksınız.

Pratik Bilgiler